Kitaplar
Öne Çıkan Alıntılar
““Berberde işi bitenin eline üzerinde bir numara yazılı bir kâğıt veriyorlardı. Sonra bu numarayla dövmeciye gidiliyordu. Hans'ın numarası, 150.822'ydi. İğne koluna girerken sadece alaycı bir şekilde gülmüştü. Artık Dr. van Dam değil, "Häftling* 150.822"ydi. Ama bir kere Dr. Van Dam olmuştu ya, şimdi ne olduğu umurunda değildi…””
“"Birkenau'da neler olduğunu duydun mu?" "Birkenau ne?" diye sordu Hans. "Birkenau koca bir kamp," diye cevap verdi Eli. "Auschwitz tesisinin içinde bulunan bir bölüm. Tüm yaşlılar ve çocuklar buraya vardıklarında, banyo yapacakları söylenerek orada büyük bir odaya sokuluyor. Gerçekte gaz odası ve orada gaz verilerek öldürülüyorlar. Görünüşe göre sonrasında da yakılıyorlar…””
““Artık neredeyse hiç dayak yok ve Muzelman* olmazsan, hiç tehlike altında olmazsın. "Ne demek istedin, ‘Muzelman’ da ne demek?" "Ah, tabi ya sen hâlâ yeşilsin. Hiç hac için Mekke'ye giden cılız, bitkin, kendinden geçmiş, bir deri bir kemik kalmış, Gandhi tipli adamı duydun mu? İşte onun gibiler Muzelman." Hans anlamıştı. "Peki öylelerine ne yapıyorlar?" "Artık çalışamayacak durumda olduklarından krematoryuma gönderiyorlar." *Muzelman (Holl.): Toplama kamplarında yorgunluk ve hastalıktan tepkisiz, duyarsız hale gelmiş, çalışamayacak durumdaki mahkumlar için kullanılır. Müslüman'dan türetilmiştir…”
“"Birkenau'da neler olduğunu duydun mu?" "Birkenau ne?" diye sordu Hans. "Birkenau koca bir kamp," diye cevap verdi Eli. "Auschwitz tesisinin içinde bulunan bir bölüm. Tüm yaşlılar ve çocuklar buraya vardıklarında, banyo yapacakları söylenerek orada büyük bir odaya sokuluyor. Gerçekte gaz odası ve orada gaz verilerek öldürülüyorlar. Görünüşe göre sonrasında da yakılıyorlar…””
“"Birkenau'da neler olduğunu duydun mu?" "Birkenau ne?" diye sordu Hans. "Birkenau koca bir kamp," diye cevap verdi Eli. "Auschwitz tesisinin içinde bulunan bir bölüm. Tüm yaşlılar ve çocuklar buraya vardıklarında, banyo yapacakları söylenerek orada büyük bir odaya sokuluyor. Gerçekte gaz odası ve orada gaz verilerek öldürülüyorlar. Görünüşe göre sonrasında da yakılıyorlar…””
““Berberde işi bitenin eline üzerinde bir numara yazılı bir kâğıt veriyorlardı. Sonra bu numarayla dövmeciye gidiliyordu. Hans'ın numarası, 150.822'ydi. İğne koluna girerken sadece alaycı bir şekilde gülmüştü. Artık Dr. van Dam değil, "Häftling* 150.822"ydi. Ama bir kere Dr. Van Dam olmuştu ya, şimdi ne olduğu umurunda değildi…””

