Kitaplar

Annedili

Hayat Bir Kervansaray

Haliçli Köprü

Tuhaf Yıldızlar Dünyaya Bakıyorlar Gözlerini Kırpmadan

Aynadaki Avlu

Hayat Bir Kervansaray

Haliçli Köprü

Kendi Kendinin Terzisi Bir Kambur

Hayat Bir Kervansaray
Öne Çıkan Alıntılar
“"Birisi ölürse, sanki senin göğsüne bir taş oturur da bir daha kalkmaz. Sevdiğin bir insan, ruhunu Allah'ın ellerine teslim edip ölürse, senin içinde kırk mum yanar. Ölüyü gömdükten sonra, içinde her gün bir mum söner. Otuz dokuz mum söner, kırkıncı mum, sen ölene kadar içinde yanmaya devam eder. Ah, bu yalan dünyada ölümden yakın köy yok."”
“"Nineme, insanların niye bir öyle, bir böyle olduklarını sordum. "Boğaz, kırk boğumludur. İnsan bir şey söylemek isteğinde, kırk kez yutkunup öyle konuşmalı, bazı insanlar yutkunmadan konuşur, sonra ortada bir topak bok kalır," dedi."”
“Yalnızlık, ilk defa omuzlarında güvenli bir zırh gibi değil, boğucu bir kefen gibi hissettirmişti.”
“"Birisi ölürse, sanki senin göğsüne bir taş oturur da bir daha kalkmaz. Sevdiğin bir insan, ruhunu Allah'ın ellerine teslim edip ölürse, senin içinde kırk mum yanar. Ölüyü gömdükten sonra, içinde her gün bir mum söner. Otuz dokuz mum söner, kırkıncı mum, sen ölene kadar içinde yanmaya devam eder. Ah, bu yalan dünyada ölümden yakın köy yok."”
“"Nineme, insanların niye bir öyle, bir böyle olduklarını sordum. "Boğaz, kırk boğumludur. İnsan bir şey söylemek isteğinde, kırk kez yutkunup öyle konuşmalı, bazı insanlar yutkunmadan konuşur, sonra ortada bir topak bok kalır," dedi."”
“Yalnızlık, ilk defa omuzlarında güvenli bir zırh gibi değil, boğucu bir kefen gibi hissettirmişti.”
