Kitaplar

Umuda İmkan Aramak Fikir Turu Yazıları

Aile ve Aşk Üzerine

Hayat Oyunu Şans Kader Kumar

Yedi Düvele Karşı Türklerde Liderlik ve Fanatizm

Gerçek İnsanın Yüzünde yazar mı?

Psikiyatri ve Düşünce Dünyası Arasında Geçişler

Hayatın Anlamı Var Mı?

Psikoloji Varoluş Maneviyat

Geçimsizler

Türklerin Psikolojisi

Varoluşun Psikiyatrisi

Hoşçakal

Kalpten Varoluş Merkezimiz Kalp ve Temel Eylemi Merhamet

Yalnızlık ve Umut

İnsan Kısım Kısım Toplulukların Anlaşılmasında Psikolojik Bilimler

Türk'ün Göçebe Ruhu

İnternet ve Psikolojimiz

Aşk Kağıda Yazılmıyor

Mutedil Müslümanların Günümüzdeki Düşmanları

Türklerin Psikolojisi Tarihin Ruhumuzda Bıraktığı İzler

Kadınlar Erkekler Aşıklar

Aşk Her Şeyi Affederse

Geçimsizler Kişilikleri Tanıma ve Geçinmeyi Kolaylaştırma Kitabı

Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar mı?

Yedi Düvele Karşı Türklerde Liderlik ve Fanatizm

Hayatın Anlamı Var mı?

Aşk Kağıda Yazılmıyor

Hoşçakal Kayıp, Matem ve Hayatın Zorlukları

Hasta Bedenin Ruhu

Psikoloji ve Siyaset Arasında

Türk'ün Göçebe Ruhu

Hayatın İçindeki Psikiyatri

Hayata ve Aşka

Felsefe ile Psikiyatri

Psikiyatri ve Felsefe

İnsan Kısım Kısım

Çocuk ve Çevre

Türk Grup Davranışı

Türkiye Vardır

Uluslararası İlişkilerin Psikolojisi

Çocuk ve Çevre

Bir Bilim Olarak Psikiyatri

Buradan Böyle / Hayatın Psikososyopolitiği

Önce Söz Vardı

Bilimlerin Vicdanı Psikiyatri
Öne Çıkan Alıntılar
“Biz bir dilde tasfiye hareketine maruz kaldık. Güya öze doneceğiz derken dilin ana kaynağı olan gelenekle tarihle bağı acımadan sökülüp atıldı. Birçok durum için benzeri mısaller verilebilir ama konumuzla bağlantılı olduğundan dolayı, geçenlerde internette dolanan tarihçi Halil İnalcık hocaya atfedilen bir sözden bahsedeyim. Hoca, “stres” kelimesinin olur olmaz yerde kullanımına isyan ediyor ve şunları söylüyordu: “Bin kelimeyle iktifa edersek zihni melekelerimiz dumura uğrar. Herkesin ağzında bir stres. İyi de stresten maksadın ne güzelim? Dert mi, gam mı, kahır mı, keder mi, gussa mı, yeis mi, tasa mı, mihnet mi, elem mi, üzüntü mü, endişe mi, kasvet mi, nedamet mi, melal mi, enduh mu, hüzün mü, hüsran mı, hicran mı, ızdırap mı, inkisar mı, kâbus mu, hafakan mı, teessüf mü, teessür mü, vehim mi, buhran mı,matem mi, gaile mi? Söyle hangisi?"”
“Kendimize çakılıyız. Kendimiz, en hakiki gerçekliğimiz; nereye gitsek kendimizi de götürürüz. Yalnızız, yapayalnız. Yalnız değilmişiz gibi yapmaya, yalnızlığın zifiri karanlığında değilmişiz gibi ilişki oyunları oynamaya mecburuz.”
“Kendimize çakılıyız. Kendimiz, en hakiki gerçekliğimiz; nereye gitsek kendimizi de götürürüz. Yalnızız, yapayalnız. Yalnız değilmişiz gibi yapmaya, yalnızlığın zifiri karanlığında değilmişiz gibi ilişki oyunları oynamaya mecburuz.”
“Biz modernler, avını yerken gözyaşlarını tutamayan timsahlara benziyoruz. Modernlik, yalnızca doğayı değil kültürleri de yok ediyor, dünyayı tek biçimli bir hale getirmeye çalışıyor.”
“Kendimize çakılıyız. Kendimiz, en hakiki gerçekliğimiz; nereye gitsek kendimizi de götürürüz. Yalnızız, yapayalnız. Yalnız değilmişiz gibi yapmaya, yalnızlığın zifiri karanlığında değilmişiz gibi ilişki oyunları oynamaya mecburuz.”
“Biz modernler, avını yerken gözyaşlarını tutamayan timsahlara benziyoruz. Modernlik, yalnızca doğayı değil kültürleri de yok ediyor, dünyayı tek biçimli bir hale getirmeye çalışıyor.”

