Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
EÜ

Erol Ülker

9 kitap

Litopya'da bu yazar

Erol Ülker, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 9 kitabı yer alıyor. Kitapları 2021-2026 yılları arasında KOÇ ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, TÜSTAV etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 385 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Araştırma-İnceleme ve Siyaset kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Ulus Devletin Eşiğinde İstanbul İşgal, Direniş ve Siyasal Mücadele 1918-1923” (okur puanı 8.58). Kitabın tanıtımından: “Tarihin sonundan, yani bugünden tarihe bakıldığında bütün defterlerin kapandığı, yenenlerin şu ya da bu nedenlerden ötürü zaten zafere yazgılı olduğu, tarihin bir neden/sonuç silsilesi içinde bugünün zorunluluğuna doğru aktığı…” Litopya okurları bu kitaplara 80 puan ve 3 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.69.

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“TKP, isyanı Kürt halkının bir kurtuluş hareketi olarak değil, yeni kurulmuş Cumhuriyet’e karşı ve iktidarın eski rejim ve İslamcılık karşısındaki devrimci atılımlara karşı bir hareket olarak görmüş, kısaca isyanı “karşı devrimci” olarak nitelendirmiştir.”

“TKP, isyanı Kürt halkının bir kurtuluş hareketi olarak değil, yeni kurulmuş Cumhuriyet’e karşı ve iktidarın eski rejim ve İslamcılık karşısındaki devrimci atılımlara karşı bir hareket olarak görmüş, kısaca isyanı “karşı devrimci” olarak nitelendirmiştir.”

“Hasan Âli parti ve işçi hareketi hakkındaki açıklamalarının ardından ülkedeki siyasî ve ekonomik durumu ele alıyor ve Kemalist burjuvazinin buna karşı tutumunu ifade ediyor. “Bu faaliyet bir taraftan devam ederken, memleketin iktisadî vaziyetinde mühim hadiseler cereyana başladı. Kemalist burjuvazinin iktisadî berbatlaşınca -Adana pamuk mahsulatının fenalığı, borç alamaması… ilh.- emperyalistler onu tazyike ve Kürt İsyanı’na hazırlamaya başlıyorlardı. Bu cereyanlar, Kemalist burjuvazinin derebeylikle mücadeledeki istikrarsız, gayri kat’î hareketine misaldir. Memlekette böyle umumi buhranlar başlayınca burjuvazi derhal emniyeti temin için Takrir-i Sükûn Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri derhal muhalif matbaaları, bu meyanda Aydınlık ve Orak Çekiç’i de kapattılar. Hatta Kürt isyanının başlangıcında Aydınlık, isyanın derebey karakterini taşıdığını söyleyerek toprağın tevzii amelî çaresini ileri sürüyor ve isyana karşı burjuvaziyi tutuyordu. Halbuki burjuvazi her iki taraftan teröre geçti.””

““Halk Fırkası’nın, Halk Fırkası hükûmetinin, BMM’nin, Cumhurreisi’nin yüzlerindeki maskeyi yırtmak ve şahışların nasıl burjuva müessesesi ve mümessilleri olduğunu emekçi sınıfına göstermek TKP’nin önünde duran en mühim meselelerdendir. TKP, Türkiye burjuvazisinin reisi, Türkiye amele, köylü ve esnafının en büyük düşmanı olan Mustafa Kemal Paşa’nın resmi harp ilanını, büyük bir soğukkanlılıkla karşılar ve mücadelesine devam eder.” Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, 1929’a gelindiğinde TKP’nin hükûmete ve Kemalistlere karşı tutumu köklü bir şekilde değişmiştir.”

“TKP, isyanı Kürt halkının bir kurtuluş hareketi olarak değil, yeni kurulmuş Cumhuriyet’e karşı ve iktidarın eski rejim ve İslamcılık karşısındaki devrimci atılımlara karşı bir hareket olarak görmüş, kısaca isyanı “karşı devrimci” olarak nitelendirmiştir.”