Kitaplar

Şehzadenin Yüzyılı

Şehzadenin Yüzyılı

Şehzadenin Yüzyılı

Şehzadenin Yüzyılı Sultan 2. Abdülhamid'in Torunu Ertuğrul Osman Efendi'nin Hatıraları
Öne Çıkan Alıntılar
“Türklüğe ve Müslümanlığa dair her şeye tepki ve şüphe duymak Haçlı seferleri zamanına kadar uzanıyor. Osmanlı’nın Avrupa’daki fetihleri de bu hissi kuvvetlendirirmiştir.”
“Bir misalle anlatmak gerekirse, bilim ve tıbba hiçbir katkı yapmadığımıza dair yaygın bir inanış var ama aslında çiçek aşısını biz icat ettik ve İngiltere'ye tanıttık. 1716-1718 seneleri arasında III. Ahmed döneminde Birleşik Krallık Sefiri olan Edward Wortley Montagu'nun eşi Lady Mary Montagu, çiçek hastalığına karşı Türklerin tatbik ettiği usulden çok etkilenmişti. Hastalığa yakalanmış kişilerden alınan cerahat damarda açılan bir çiziğin üzerine sürülüyor ve böylece hastalığa henüz yakalanmamış olanlar korunuyordu. Neticede çiçek aşısı bugün tüm dünyada kabul edildi, Fransızlar ve diğer bilim insanları tarafından daha da tekamül ettirilerek insanlığın karşılaştığı en büyük belalardan birinin yok edilmesini sağladı. Bu hakikatler bugün sadece bir avuç insan tarafından biliniyor ama aşıdan faydalanan milyonlarca insan bundan tamamen habersiz.”
“Türklüğe ve Müslümanlığa dair her şeye tepki ve şüphe duymak Haçlı seferleri zamanına kadar uzanıyor. Osmanlı’nın Avrupa’daki fetihleri de bu hissi kuvvetlendirirmiştir.”
“Türkiye kime isterse sempati duyabilir ya da işbirliğinde bulunabilir, fakat temel politikaları başka hiç kimsenin değil sadece kendisinin menfaatlerine hizmet etmelidir.”
“Türklüğe ve Müslümanlığa dair her şeye tepki ve şüphe duymak Haçlı seferleri zamanına kadar uzanıyor. Osmanlı’nın Avrupa’daki fetihleri de bu hissi kuvvetlendirirmiştir.”
“Bir misalle anlatmak gerekirse, bilim ve tıbba hiçbir katkı yapmadığımıza dair yaygın bir inanış var ama aslında çiçek aşısını biz icat ettik ve İngiltere'ye tanıttık. 1716-1718 seneleri arasında III. Ahmed döneminde Birleşik Krallık Sefiri olan Edward Wortley Montagu'nun eşi Lady Mary Montagu, çiçek hastalığına karşı Türklerin tatbik ettiği usulden çok etkilenmişti. Hastalığa yakalanmış kişilerden alınan cerahat damarda açılan bir çiziğin üzerine sürülüyor ve böylece hastalığa henüz yakalanmamış olanlar korunuyordu. Neticede çiçek aşısı bugün tüm dünyada kabul edildi, Fransızlar ve diğer bilim insanları tarafından daha da tekamül ettirilerek insanlığın karşılaştığı en büyük belalardan birinin yok edilmesini sağladı. Bu hakikatler bugün sadece bir avuç insan tarafından biliniyor ama aşıdan faydalanan milyonlarca insan bundan tamamen habersiz.”
