Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
FY

Fatih Yaşlı

15 kitap

Litopya'da bu yazar

Fatih Yaşlı, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 15 kitabı yer alıyor. Kitapları 2009-2026 yılları arasında ALABANDA AKADEMİ, BİLİM VE GELECEK KİTAPLIĞI, TAN YAYINLARI KELEPİR etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 305 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Siyaset ve Araştırma-İnceleme kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Kinimiz Dinimizdir Türkçü Faşizm Üzerine Bir İnceleme” (okur puanı 8.26). Kitabın tanıtımından: “Çalışmalarını Türk sağının ideolojik ve örgütsel kökenleri üzerinde yoğunlaştıran Fatih yaşlı bu kitabında, Türkiye'nin tarihi pek de iyi bilinmeyen bu siyasi akımını ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Türkçü faşist ideolojinin…” Litopya okurları bu kitaplara 122 puan ve 1 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.32.

15
Kitap
122
Toplam Puanlama
★ 8.4
Ortalama Puan
1
İnceleme
9
Alıntı
En Popüler KitabıKinimiz Dinimizdir Türkçü Faşizm Üzerine Bir İnceleme★ 8.3 · 23 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Faşizmin evrensel ideolojik şemasına uygun bir şekilde, ülkücülük de sınıfların ahenk içinde yaşadığı, emek-sermaye çelişkisinin olmadığı bir toplum tahayyülünü dile getirir.”

“Nâzım'dan "ipten ve kazıktan kurtulmuş kaşarlı sabıkalılardandır" diye söz eder.”

“Faşizmin evrensel ideolojik şemasına uygun bir şekilde, ülkücülük de sınıfların ahenk içinde yaşadığı, emek-sermaye çelişkisinin olmadığı bir toplum tahayyülünü dile getirir.”

“(...) Türkiye yönetici sınıfı 1945 sonrası, antikomünizm adına Cumhuriyet'in kurucu felsefesinden giderek uzaklaşmış, Türk sağı da antikomünizmle birlikte devlete sahip çıkma ve onu yeniden kendisinin olarak görme şansına sahip olmuştur. Bu devletle Türk sağı arasındaki gerilimli ama varoluşsal ilişkinin temelini oluşturmuştur.”

“Nâzım'dan "ipten ve kazıktan kurtulmuş kaşarlı sabıkalılardandır" diye söz eder.”

“(...) Türkiye yönetici sınıfı 1945 sonrası, antikomünizm adına Cumhuriyet'in kurucu felsefesinden giderek uzaklaşmış, Türk sağı da antikomünizmle birlikte devlete sahip çıkma ve onu yeniden kendisinin olarak görme şansına sahip olmuştur. Bu devletle Türk sağı arasındaki gerilimli ama varoluşsal ilişkinin temelini oluşturmuştur.”