Kitaplar

Vali Ali Rıza Oskayın Hatıratında Bolu ve Atatürkün Boluya Gelişi (Kod:11-B-1)

Sevgi Gönül Hatıra Sayısı / 12-B-36

Ebelik Staj Defteri Hilal-i Ahmer Kadırga Doğumhanesi Ebelik Kursu Öğrencisi Fatıma Şehîme Hanım'ın Staj Defteri

Hz. Musa'nın En Büyük Mucizesi

Sevgili Efendimiz Alemlere Rahmet Olarak Gönderilen

Çocuklar için Resimlerle Nutuk

Eğitim Tarihimizde Mükafat Belgeleri

Eğitim Tarihimizde Diplomalar

İstanbul'un 100 Gazetesi -61
Öne Çıkan Alıntılar
“1919 yılı Mayısının 19. günü Samsuna çıktım. Genel durum ve görünüş: Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir "Ateşkes Anlaşması" imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, millet yorgun ve yoksul bir durumda. Milleti ve yurdu Genel Savaşa sürükleyenler, kendi başlarının kaygısına düşerek, yurttan kaçmışlar... Damat Ferit Paşanın başkanlığındaki Hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş.”
“Temel ilke Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleşebilir.”
“Temel ilke Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleşebilir.”
“Harbiye Nezareti, İstanbul'a gel, diyor. Padişah, önce "hava değişimi al, Anadolu'da bir yerde otur, fakat bir işe karışma" diye başladı. Daha sonra, ikisi birlikte "mutlaka gelmelisin!" dediler. "Gelemem!" dedim. Sonunda, 8/9 Temmuz 1919 gecesi, sarayla açılan bir telgraf başı haberleşmesi sırasında, birdenbire perde kapandı ve 8 Hazirandan 8 Temmuza kadar bir aydır süregelen oyun sona erdi. İstanbul o dakikada, benim resmî görevime son vermiş oldu. Ben de aynı dakikada, 8 - 9 Temmuz 1919 gecesi saat 22.50'de Harbiye Nezareti'ne, saat 23.00'te Padişah'a resmi görevimle beraber askerlik mesleğinden istifamı bildiren telgrafı çekmiş oldum. Durum, tarafımdan, ordulara ve millete duyuruldu. Bu tarihten sonra resmi sıfat ve yetkilerden sıyrılmış olarak, yalnız milletin sevgi ve fedakârlığına güvenerek ve onun tükenmez feyiz ve kudret kaynağından ilham ve güç alarak vicdani vazifemize devam ettik...”
“Temel ilke Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleşebilir.”
