Kitaplar
Öne Çıkan Alıntılar
““Sesi öyle güzeldi ki var olan her şarkının içinde salınabilirdi, ancak ruhu tek bir şarkı bestelemeyecek kadar çirkindi.””
““Zakkum çiçeği ziyafet çekebileceğin bir lezzet değil, Eyaz. O çiçekler zehirli.” “Bir zehrin peşine neden çiçek ismi takılmış? Yanılıyorsunuz! Hiroşima’yı biliyor musunuz? O bombadan sonra topraklarının bir daha yeşermeyeceğini düşünen halk 1946 yılında bir bahar sabahı işte bu çiçeği gördü. İnsanlığa umut oldu. Zakkum çiçeği yaşamın yok olduğu yerde açabilen ilk çiçektir. Zehrin içinde açabilen çiçektir. Ben onları istiyorum. Bu arada tanışmış mıydık? Yeniden tanışmalıyız. Ben Korona, bombalar insanlığımı yok edince hastalık olarak yeniden var olabildim.” Unutmaya ve hatırlamaya başlamıştım, Tohum anne gerçekten kimdi? Kendimi unutuyor, Korona’yı hatırlıyordum.”
““Sesi öyle güzeldi ki var olan her şarkının içinde salınabilirdi, ancak ruhu tek bir şarkı bestelemeyecek kadar çirkindi.””
““Akarların görünmediğini söylemiştiniz.” dedim nazik bir şekilde Kara Veba’nın kılıcını ellerimden uzaklaştırıp. “Evet göremezsin.” dedi Zona, etrafında akar olduğunu düşünüp hançerini sallıyordu. “Ben görüyorum. Frank Hayes, hala yirmi iki yaşında bir genç. Tam karşımda, gözlerimin içine bakıyor. Bir yarış atı eğitmeniydi. Jokey olabilmek için çok kilo verdi. Ve kazandığı ilk yarışı ölü olarak bitirdi. Bindiği SweetKiss atı ilk kez ona yarışı kazanmıştı, ancak Frank Hayes yarışın bir yerinde kalp krizi geçirdi, vefat etti. Yarışı ölüyken bitirdi. Hayalleri gerçekleşmek üzereyken hayatını kaybetmiş, bir zavallı. Ben sizin göremediğiniz akarları görebiliyorum. Sadece görmekle kalmıyorum. Sadece akarlarla yetinmiyorum. Sizleri de görüyorum. Hastalıkların insanken neden bir hastalığa da dönüştüğünü de sezebiliyorum. Söylediğiniz veya olmasını dilediğiniz gibi insanlıklarını sömürmediler. Onların hayalleri sömürüldü. Yaşadıkları hayal kırıklığı insanlıklarını parçaladı.””
““Sesi öyle güzeldi ki var olan her şarkının içinde salınabilirdi, ancak ruhu tek bir şarkı bestelemeyecek kadar çirkindi.””
““Sesi öyle güzeldi ki var olan her şarkının içinde salınabilirdi, ancak ruhu tek bir şarkı bestelemeyecek kadar çirkindi.””

