Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Hilal Kaplan

Hilal Kaplan

7 kitap

Çankırılı bir ailenin çocuğu olarak 1982 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde tamamladı. Öğrenimi devam ederken hem üniversite hem de sivil toplum içinde faaliyetlerde bulundu. Çeşitli dergi ve gazetelerde yorum yazıları yayınlandı. 2008’in Şubat ayında başörtüsü yasağının ün iversitelerde kaldırılması arifesinde yayınlanan pek çok bildirinin açtığı tartışma ortamına Neslihan Akbulut ve Havva Yılmaz'la beraber “Söz konusu özgürlükse hiçbir şey teferruat değildir: Biz henüz özgür olmadık” başlığı ile yayınlanan manifesto niteliğindeki bir bildiriyle dahil oldu. Ardından başörtüsü yasağını merkeze alan “Henüz Özgür Olmadık” isimli ortak kitap çalışması Hayy Yayınları tarafından basıldı. 2009 yılında Taraf'ta başladığı köşe yazarlığına şu anda Yeni Şafak gazetesinde devam etmektedir.

Litopya'da bu yazar

Hilal Kaplan, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 7 kitabı yer alıyor. Kitapları 2008-2026 yılları arasında HAYY KİTAP, Profil Kitap, SAFF KİTAP etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 163 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Çocuk Kitapları ve Siyaset kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Ailenin Adı Yok ya da Neden Feminist Değilim?” (okur puanı 8.56). Kitabın tanıtımından: “Türkiye’de aile kurumu tehlikede mi? Geleneksel değerlerimizi kayıp mı ediyoruz? Evlilik sayısı azalırken, boşanmalar neden artıyor? Aile nereye gidiyor? Aile içindeki geleneksel rol dağılımının tarihi binlerce yıllık; bu…” Litopya okurları bu kitaplara 66 puan ve 1 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.63.

7
Kitap
66
Toplam Puanlama
★ 8.7
Ortalama Puan
1
İnceleme
9
Alıntı
En Popüler KitabıAilenin Adı Yok ya da Neden Feminist Değilim?★ 8.6 · 16 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“(...) kadının erkeklere bahşedilmeyen doğurganlık özelliği bir külfet olarak görülür. Yaradılışla kavga etmek, bu kavgayla yaradılış özelliği olan cinsiyeti yok saymak akılcı olmadığı gibi kadınların annelik duygusunu yok sayarak kadın kimliğini yalnızca kapitalist ekonominin iş gücüne hapsetmektedir.”

“Bugün neden başörtülü kızlar başörtüsünün taşıdığı anlamdan çok "şal bağlama teknikleri"ni dert ediyorlar?”

“(...) erkeği yenilmesi gereken bir rakip olarak bir kere kodlayınca, diğer düğmeler de doğru iliklenemedi.”

“(...) erkeği yenilmesi gereken bir rakip olarak bir kere kodlayınca, diğer düğmeler de doğru iliklenemedi.”

“(...) erkeği yenilmesi gereken bir rakip olarak bir kere kodlayınca, diğer düğmeler de doğru iliklenemedi.”

“Bugün neden başörtülü kızlar başörtüsünün taşıdığı anlamdan çok "şal bağlama teknikleri"ni dert ediyorlar?”