Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
HB

Hristo Brızitsov

2 kitap

Litopya'da bu yazar

Hristo Brızitsov'un Litopya kataloğunda 2 kitabı bulunuyor. Kitapları 2016-2024 yılları arasında Kitap Yayınevi etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 136 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Anı ve Anı (Hatırat) kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Bir Çocuğun İstanbul Hatıraları (1901-1913)” (okur puanı 9.13). Kitabın tanıtımından: “Yeni bir yüzyılın başında Boğaziçi’nde hayata gözlerini açma ve çocukluğun gamsız yıllarını payitahtın orta yerinde geçirme ayrıcalığı, yazmaya meyilli her insan için bulunmaz bir nimet olmalı. Bulgar gazeteci ve hatırat yazarı…” Litopya okurları bu kitaplara 24 puan ve 2 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.75.

2
Kitap
24
Toplam Puanlama
★ 8.9
Ortalama Puan
2
İnceleme
9
Alıntı
En Popüler KitabıBir Çocuğun İstanbul Hatıraları (1901-1913)★ 9.1 · 16 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Babamla gazete yazıhanesine gitmek için ne kadar can atıyorduysam, Katina Teyzemle sokağa çıkmaktan da o kadar nefret ediyordum. Zira o bir istanbul kadınıydı —bu da cilvebaz anlamına gelir— ve kadın eşyası satılan mağazaları dolaşmaya bayılıyordu. Hem de ne dolaşmak.”

“Hani bir laf vardır, para, parayı sever diye. Bu laf öylesine, gelişigüzel söylenmiş değildir, halk bir şeyler söylerse, laf olsun diye söylemez; ne rüyasında görmüş ne de uydurmuştur; bir şey dediyse, başından geçtiği için demiştir.”

“Babamla gazete yazıhanesine gitmek için ne kadar can atıyorduysam, Katina Teyzemle sokağa çıkmaktan da o kadar nefret ediyordum. Zira o bir istanbul kadınıydı —bu da cilvebaz anlamına gelir— ve kadın eşyası satılan mağazaları dolaşmaya bayılıyordu. Hem de ne dolaşmak.”

“Hani bir laf vardır, para, parayı sever diye. Bu laf öylesine, gelişigüzel söylenmiş değildir, halk bir şeyler söylerse, laf olsun diye söylemez; ne rüyasında görmüş ne de uydurmuştur; bir şey dediyse, başından geçtiği için demiştir.”

“Akılsız olan başkasının aklını da bozar, akıllı ise başkasını da akıllandırır...”

“Babamla gazete yazıhanesine gitmek için ne kadar can atıyorduysam, Katina Teyzemle sokağa çıkmaktan da o kadar nefret ediyordum. Zira o bir istanbul kadınıydı —bu da cilvebaz anlamına gelir— ve kadın eşyası satılan mağazaları dolaşmaya bayılıyordu. Hem de ne dolaşmak.”