Kitaplar
Öne Çıkan Alıntılar
“Elsine-i selêsede inşâd-ı nazma kâdir bir şâir-i mâhirdir. Kavâid-i Arabiyyeye vukûf-ı tâmmı vardır. Hâfızasında birçok ehâdîs ve âsâr ve ale’l-husûs Mevlevî güftârı olup, meclis-i sohbetlerinde îcâb-ı hâle göre bahsetmek mu’tâdlarıdır. Ricâl-i Mevlevîyye menâkıbına ve terâcim-i ahvâline hakkıyla vâkıf bir zâttır.”
“Nây-ı Mevlânâ gibi zâr u nizâr oldum yine Derd ü firkatle mücessem âh u zâr oldum yine Cüst -u- cû-yı mihr-i rûy-ı yâr idüp şeb-tâ-seher Mâh-veş ben sâyir-i burc u medâr oldum yine Göl göl itdim sînemi zahm-ı firâk-ı yârdan Vakt-i sermâda acâyib nev-bahâr oldum yine Hecr-i şemsü’l-aşkla mânend-i Mevlânâ-yı Rûm Devr idüp gerdûna döndüm bî-karâr oldum yine Gül-şen-i ümmîd şimdi gerçi bir vîrânedir Ben o gül-şende hezâr-ı nağme-kâr oldum yine İstemezdim söylemek sûz u güdâz-ı aşkımı Âh bilmem ki neden bî-ihtiyâr oldum yine Nerde tâc-ı devletin Bâkî didim âyînede Kendimi kendim görünce şerm-sâr oldum yine Mevlevî bendesi Abdülbâkî”
“Peder-i büzürkvârîlerinin meşîhati Mısır Hângâhı’na tahvîl eylediğinden, ulemâ-yı Kâhire’den tahsîl-i kemâlât-ı ilmiye vü mâ’neviyye etmiş, mahfûzât-ı kesîr, ma’lûmât-ı vefîr, ale’l-husûs menâkıb-ı ricâl-i Mevlevîyye’ye bi-hakkın vâkıf, edebiyyât-ı Arabiyye vü Fârisiyye’de yed-i tûlâ sahibi, mecma’-ı maârif-i tasavvufta yektâ, elsine-i selâsede şi’r ü inşâsı bî-hemtâ, fâzıl-i mütebahhir bir merd-i dânâdır. 1328 (1910)’de Üsküdar Zâviyesi’nden Galata Âsitânesine terfî’ ve i’lâ buyurulup, el-yevm o hânkâh-ı âlîde câ-nişîn, şârih-i Mesnevî, çeşme-sâz-ı feyz-i Mevlevî bir şeyh-i celîlü’l-kadrimizdir.”
“Elsine-i selêsede inşâd-ı nazma kâdir bir şâir-i mâhirdir. Kavâid-i Arabiyyeye vukûf-ı tâmmı vardır. Hâfızasında birçok ehâdîs ve âsâr ve ale’l-husûs Mevlevî güftârı olup, meclis-i sohbetlerinde îcâb-ı hâle göre bahsetmek mu’tâdlarıdır. Ricâl-i Mevlevîyye menâkıbına ve terâcim-i ahvâline hakkıyla vâkıf bir zâttır.”
“Elsine-i selêsede inşâd-ı nazma kâdir bir şâir-i mâhirdir. Kavâid-i Arabiyyeye vukûf-ı tâmmı vardır. Hâfızasında birçok ehâdîs ve âsâr ve ale’l-husûs Mevlevî güftârı olup, meclis-i sohbetlerinde îcâb-ı hâle göre bahsetmek mu’tâdlarıdır. Ricâl-i Mevlevîyye menâkıbına ve terâcim-i ahvâline hakkıyla vâkıf bir zâttır.”

