Kitaplar

Modern Bilimin Arkaplanı / 9-A-18

Gazzali Konuşmaları

İslam'ın Klasik Çağında Felsefe Tasavvuru

Felsefi Gök Kubbemiz

İbn Sina Ontolojisinde Zorunlu Varlık

Yitirilmiş Hikmeti Ararken

İlim ve Hikmetin Aydınlığında

Akıl ve İtikad / 10-F-27

Sarp Yokuşu Tırmanmak
Erdemli Toplum ve Düşmanları
Öne Çıkan Alıntılar
“Birkaç saat sonra düştüğü yerden bile kalkacak. Kalkacak ve bir daha aynı yere düşmemek için korkularına esir düşecek.”
““Hüzün yakın arkadaşımdır” dediğini öğrendiğimiz yüksek ahlâkın bu büyük insanı, belki de kıyamete çok yaklaşmış insanlığın ikindi çağında peygamber atanmış olmanın telkin ettiği bir hüznü yaşıyor, âhir zaman insanlarının akibetleri hakkında duyduğu kaygılar onu bir “hüzn-i dâim” psikolojisi içinde mahzun ediyordu. Asla yeis halinde olmaksızın, Allah'ın rahmetinden ümidini kesmeksizin tüm insanlığın, topyekün ümmetinin akibetini düşünüyordu. Nitekim kendisi tüm toplumlara rahmet olarak gönderilmiş değil miydi? Herkesin kendini düşündüğü o dehşetli mahşer gününde “ümmetim, ümmetim” diye endişelenip durmayacak mıydı? Onun dış görünüşü hakkında izlenimlerini aktaranlardan bazıları kendisinin içinde bulunduğu sürekli düşünceli ve mahzun hali bu psikolojinin bir yansıması olarak tasvir ediyor olmalıydılar.”
“Ahlak adamı ilim ve siyasetin, ilim adamı siyaset ve irfanın, siyaset adamı ise ahlak ile ilmin sağladığı uyanıklık halinden uzak olmamalıdır.”
“Ahlak adamı ilim ve siyasetin, ilim adamı siyaset ve irfanın, siyaset adamı ise ahlak ile ilmin sağladığı uyanıklık halinden uzak olmamalıdır.”
“Ahlak adamı ilim ve siyasetin, ilim adamı siyaset ve irfanın, siyaset adamı ise ahlak ile ilmin sağladığı uyanıklık halinden uzak olmamalıdır.”
“Birkaç saat sonra düştüğü yerden bile kalkacak. Kalkacak ve bir daha aynı yere düşmemek için korkularına esir düşecek.”
