Kitaplar

Zihin Kısa Bir Giriş

Özgürlük ve Nörobiyoloji

Çağdaş Felsefe Seti (4 Kitap)

Bilincin Gizemi

Zihin Dil ve Toplum

Zihnin Yeniden Keşfi

Söylemek ve Anlatmaya Çalışmak

Bilinç ve Dil

Toplumsal Gerçekliğin İnşası

Akıllar, Beyinler ve Bilim

Söz Edimleri / 4-F-62
Öne Çıkan Alıntılar
“Eylemdeki niyetlilik yalnızca bedensel hareketliliğe neden olursa sağlanır, algısal deneyim yalnızca bu deneyime neden olan şey algılanan nesneyse sağlanır. Ama bu iki durumda da evrensel olarak doğru olmasa da, genellikle, bir tarafta nedensel bağlantıyı gerçekten deneyimlediğimiz ve diğer tarafta dünyadaki nesneleri ve durumları deneyimlediğimiz doğrudur.”
“Özgür irade varsa bile, onun beyinde nasıl var olduğunu bilmiyorum. Evrimin bizde özgür iradeye sahip olmamızla ilgili bu sarsılmaz inancı nasıl oluşturduğunu bilmiyoruz. Kısacası, işlerin yürümesinin nasıl münkün olduğunu bilmiyoruz. Ama kendi özgürlüğümüze olan inancımızın kaçınılmaz olduğunu da biliyoruz. Özgürlük varsayımı altında olmadan eylemde bulunamıyoruz.”
“Bilinç, tıpkı sindirimin veya büyümenin veya safra salgılamanın sistem düzeyindeki biyolojik özellikler olması gibi sistem düzeyindeki biyolojik bir özelliktir. Böylece, bilinç beynin bir özelliği ve dolayısıyla fiziksel dünyanın bir parçasıdır.”
“Eylemdeki niyetlilik yalnızca bedensel hareketliliğe neden olursa sağlanır, algısal deneyim yalnızca bu deneyime neden olan şey algılanan nesneyse sağlanır. Ama bu iki durumda da evrensel olarak doğru olmasa da, genellikle, bir tarafta nedensel bağlantıyı gerçekten deneyimlediğimiz ve diğer tarafta dünyadaki nesneleri ve durumları deneyimlediğimiz doğrudur.”
“Bilinç, tıpkı sindirimin veya büyümenin veya safra salgılamanın sistem düzeyindeki biyolojik özellikler olması gibi sistem düzeyindeki biyolojik bir özelliktir. Böylece, bilinç beynin bir özelliği ve dolayısıyla fiziksel dünyanın bir parçasıdır.”
“Özgür irade varsa bile, onun beyinde nasıl var olduğunu bilmiyorum. Evrimin bizde özgür iradeye sahip olmamızla ilgili bu sarsılmaz inancı nasıl oluşturduğunu bilmiyoruz. Kısacası, işlerin yürümesinin nasıl münkün olduğunu bilmiyoruz. Ama kendi özgürlüğümüze olan inancımızın kaçınılmaz olduğunu da biliyoruz. Özgürlük varsayımı altında olmadan eylemde bulunamıyoruz.”
