Kitaplar
Öne Çıkan Alıntılar
“Kalbimdeki şeyi dışarıya çıkarırsam hissettiğim duyguyu karşı tarafa olduğu gibi aktaramayacakmışım gibi geliyor. Sanki duygularımın yerine geçen kelimeler havayla buluşup zoraki bir cümle oluşturursa aşk dediğim duygu etkisini yitirecekmiş gibi hissediyordum. Dinleyen kişinin gözüne sadece küçük bir çocuğun gelip geçici platonik aşkı olarak görünecekmiş gibi...”
“Ama aşk öyle büyük bir şey midir? Bir an severken bir an sevmemeye başlarsın. Böyle bir şey bence. Sebepsiz yere duygulara kapılmak. Ve karşı taraf bir şey yaptığı için sevdim demek yerine o kişi ne yaparsa yapsın seviyorum demek. Aşk böyle bir şey değil midir?”
“"Ben var ya, her şeyden çok kolay sıkılırım. Sevdiğim aktörler bile o sıra dizilerde gördüğüm başrol oyuncularına göre değişir. Cep telefonumun duvar kâğıdını bile haftada bir değiştiririm. Bir de... Saç şeklimi de altı ayda bir mutlaka değiştiririm. Ha, bir kere birlikte giydiğim kıyafetleri tekrar asla birlikte giymem. Ama yedi yıldır hiç değişmeden onu seviyorum."”
“"Ben var ya, her şeyden çok kolay sıkılırım. Sevdiğim aktörler bile o sıra dizilerde gördüğüm başrol oyuncularına göre değişir. Cep telefonumun duvar kâğıdını bile haftada bir değiştiririm. Bir de... Saç şeklimi de altı ayda bir mutlaka değiştiririm. Ha, bir kere birlikte giydiğim kıyafetleri tekrar asla birlikte giymem. Ama yedi yıldır hiç değişmeden onu seviyorum."”
“Kalbimdeki şeyi dışarıya çıkarırsam hissettiğim duyguyu karşı tarafa olduğu gibi aktaramayacakmışım gibi geliyor. Sanki duygularımın yerine geçen kelimeler havayla buluşup zoraki bir cümle oluşturursa aşk dediğim duygu etkisini yitirecekmiş gibi hissediyordum. Dinleyen kişinin gözüne sadece küçük bir çocuğun gelip geçici platonik aşkı olarak görünecekmiş gibi...”
“Kalbimdeki şeyi dışarıya çıkarırsam hissettiğim duyguyu karşı tarafa olduğu gibi aktaramayacakmışım gibi geliyor. Sanki duygularımın yerine geçen kelimeler havayla buluşup zoraki bir cümle oluşturursa aşk dediğim duygu etkisini yitirecekmiş gibi hissediyordum. Dinleyen kişinin gözüne sadece küçük bir çocuğun gelip geçici platonik aşkı olarak görünecekmiş gibi...”

