Kitaplar
Öne Çıkan Alıntılar
“Oryantalizmin Kısa Tarihi başlıklı kitabınızda “Oryantalizm Avrupa'nın kendi üzerine düşünme biçimidir; kendinitanıma, tanımlama biçimidir” diyorsunuz. Üzerine konuştuğu nesneden ziyade konuşanla da ilgili yani... Evet, oryantalizm bir söylem olarak kavrandığında bu husus çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Avrupa'nın kendini inşa etme sürecinin bir parçasıdır Doğu'yu da inşa etmesi. Kendini inşa etme sürecine eşlik eder Doğu'yu “oryantalize etmesi”. Bir hami olarak, bir vasi olarak, bir otorite olarak Doğu hakkında konuşur, Dogu'yu konuşturur, Doğu'yu temsil eder. Çünkü onlar kendilerini temsil edemezler. Doğu'yu çocuk olarak temsil eder. Kadın olarak tasvir eder. Doğu rasyonellikten uzaktır. Mantıklı düşünemez. Doğu hakkında konuşan Batı ise tam tersidir. Akli muhakemesi tamdır. Tamamlanmışlığı temsil eder. Erkektir. Rasyoneldir. İşte tam da bu sebeple, Batı, Doğu'da emperyal bir güç olarak bulunma hakkını kendinde görür.”
“Bunlardan hareketle Griffel şöyle bir çıkarımda bulunur: İslam düşüncesi hakkında yapılan modern akademik çalışmaların öncesinde Batı felsefe tarihyazımının kendine özgü bir geleneği vardı ve bu”
“Bunlardan hareketle Griffel şöyle bir çıkarımda bulunur: İslam düşüncesi hakkında yapılan modern akademik çalışmaların öncesinde Batı felsefe tarihyazımının kendine özgü bir geleneği vardı ve bu”
“/.../ oryantalistlerin, nakli ilimlerle kıyaslandiğında, erken dönemden itibaren felåsifenin öğretileriyle nispeten daha kolay iletişime geçtikleri hemen fark edilebilecek bir olgudur.”
“Bunlardan hareketle Griffel şöyle bir çıkarımda bulunur: İslam düşüncesi hakkında yapılan modern akademik çalışmaların öncesinde Batı felsefe tarihyazımının kendine özgü bir geleneği vardı ve bu”
“/.../ oryantalistlerin, nakli ilimlerle kıyaslandiğında, erken dönemden itibaren felåsifenin öğretileriyle nispeten daha kolay iletişime geçtikleri hemen fark edilebilecek bir olgudur.”

