Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
MA

Muhammed Ali Koçak

1 kitap

Litopya'da bu yazar

Muhammed Ali Koçak'ın Litopya kataloğunda bir kitabı bulunuyor: “Yaşanmayanların Romanı”. Kitap 2025 yılında KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY) etiketiyle yayımlandı. 274 sayfa. Edebiyat kategorisinde yer alıyor. Kitabın tanıtımından: ““Her şeyi en başından anlatmalıyım.” der Mehmet, öyküsüne başlarken. Çünkü hadisenin üzerinde bıraktığı tesir, kökleri ile geçmişin safiyane derinliğine uzanan bir nedene sahiptir. Olayların yaşandığı tarihleri belirtme ihtiyacı…” Litopya okurları bu kitaba 18 puan ve 2 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 9.17.

1
Kitap
18
Toplam Puanlama
★ 9.2
Ortalama Puan
2
İnceleme
3
Alıntı
En Popüler KitabıYaşanmayanların Romanı★ 9.2 · 18 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Hayatta hiçbir duygu süreklilik göstermez. Kimi hisler geniş bir zamana yayılsa da, mütemadiyen hissettiğimiz bir duygu yoktur hayatta. Mutluluk ve acı ise geniş zamanları değil, bilakis kimi zaman bir lahzaya dek ufalan en kısa zaman dilimlerini kapsar. Çünkü biri sevincin, diğeri kederin çoğalarak devam eden ve zirveye ulaşan halidir. Fakat insan, belki de yalnızca bu iki duyguyu yaşarken gerçek manada şimdiyi yaşadığından olsa gerek, zirveye eriştiğini zirvedeyken fark edemiyor çoğunlukla.”

“Hislerimin artık somut bir karşılık bulacağı düşüncesi dahi böylesine heyecanlandırırken beni, yıllar evvel yaşanabilecek güzelliklerden neden mahrum kalmıştık? Bir aradayken suskun, sonrasında birbirimizden bihaber geçirdiğimiz yıllarda, yaşanabilecek daha büyük mutluluklar yok muydu? Peki, uğrunda bir şeylerden vazgeçerek tercih ettiklerim neredeydi şimdi? Tercih etmeden yaşadıklarımın müsebbibi kimdi? Kimdi beni aza kanaat etmekle yükümlendiren kaderimize sebep? Nedendi büyük mutlulukları kendime reva göremeyişim?”

@ertugrul_girginoglu_43📖 Yaşanmayanların Romanı

“"Hoşça kal!" dedikten sonra araçtan indi. Karşıdan karşıya geçeceği sırada birden durdu. İşte ne olduysa o anda oldu. Bir filmin ağır çekiminde ardına döndü. Bana baktı. Menekşe gözleriyle baktı. Güldü bana, gülümsedi. Parmakları, boynunda dalgalanan şalı ardına attıktan sonra zarif bir kıvrım halinde beni selamladılar. Yanağında oluşan gamzeler, suda harelenen dalgalar gibi büyüyerek çiçek tarhlarına dönüştü. Ben ise bu fiziksel tepkimenin sonucunda eridim, buharlaştım ve şoför mahallinden gökyüzüne yükselmeye başladım.”