Kitaplar
Öne Çıkan Alıntılar
“Annem, harf devriminden sonra doğmuş bir kuşağın çocuğuydu. Çocukluğunda gaz lambası ışığında ders çalışmış, yıllar sonra kendi ışığını etrafa saçmıştı. Öğretmen olamamış ama düşüncelerini her zaman açık ve net ifade eder, bilgeliği, görgüsü ve sezgisiyle birçok kişiye yol gösterirdi. Onun gözlerinde Atatürk’ün hatırasına duyduğu derin bir bağlılık, duruşunda Cumhuriyet kadınının asaleti vardı. Biz kızları, onun dizinin dibinde oturup gözlerine bakarken yalnızca annemizle değil, bir dönemin değerleriyle de büyüdüğümüzü hissederdik.”
“Gösteriş geçici bir parıltı gibi. Işığı çabuk fark ediliyor ama aynı hızla sönüyor. Kişilik ise zamanla derinleşen, aceleye gelmeyen bir ışık. Sessiz, gösterişsiz ama kalıcı. Ne filtreye ihtiyaç duyuyor ne de onay bekliyor. Sadece insanın kendine sadık kalmasından besleniyor.”
“Gösteriş geçici bir parıltı gibi. Işığı çabuk fark ediliyor ama aynı hızla sönüyor. Kişilik ise zamanla derinleşen, aceleye gelmeyen bir ışık. Sessiz, gösterişsiz ama kalıcı. Ne filtreye ihtiyaç duyuyor ne de onay bekliyor. Sadece insanın kendine sadık kalmasından besleniyor.”
“Samsun’da Karadeniz’in her sabah yüzüme vuran serin rüzgârında o küçük çocuğun hayalleri var; kitap sayfalarının arasından sızan mavi düşler var. Deniz bana yalnızca bir manzara değil; yıllar önce ruhuma dokunmuş bir ses, bir huzur, bir kök. Ve ben, çocukluğumun o saf deniz özleminin gerçekleşmiş hâline, her gün yeniden minnet duyuyorum.”
“Samsun’da Karadeniz’in her sabah yüzüme vuran serin rüzgârında o küçük çocuğun hayalleri var; kitap sayfalarının arasından sızan mavi düşler var. Deniz bana yalnızca bir manzara değil; yıllar önce ruhuma dokunmuş bir ses, bir huzur, bir kök. Ve ben, çocukluğumun o saf deniz özleminin gerçekleşmiş hâline, her gün yeniden minnet duyuyorum.”
“Samsun’da Karadeniz’in her sabah yüzüme vuran serin rüzgârında o küçük çocuğun hayalleri var; kitap sayfalarının arasından sızan mavi düşler var. Deniz bana yalnızca bir manzara değil; yıllar önce ruhuma dokunmuş bir ses, bir huzur, bir kök. Ve ben, çocukluğumun o saf deniz özleminin gerçekleşmiş hâline, her gün yeniden minnet duyuyorum.”

