Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
NA

Neslihan Azeri

1 kitap

Litopya'da bu yazar

Litopya kataloğunda Neslihan Azeri imzalı tek kitap yer alıyor: “Nesnelerin Tükenen Hayatı Tüketim Üzerine Bir Deneme”. Kitap 2024 yılında KOLEKTİF KİTAP etiketiyle yayımlandı. 176 sayfa. Felsefe-Düşünce kategorisinde yer alıyor. Kitabın tanıtımından: “Ayak uzun süre yürürse, giydiği ayakkabıyı deforme eder, bir kalıp gibi şeklini kendine uydurur; bazen de ayakkabı ayağı vurur, su toplamasına, hatta nasır tutmasına neden olur. Wolfgang Schivelbusch insanla eşya arasındaki…” Litopya okurları bu kitaba 11 puan ve 1 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 9.00.

1
Kitap
11
Toplam Puanlama
★ 9.0
Ortalama Puan
1
İnceleme
9
Alıntı
En Popüler KitabıNesnelerin Tükenen Hayatı Tüketim Üzerine Bir Deneme★ 9.0 · 11 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

““Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.””

“"İngiltere'de makinelerin bize insanlar gibi geldiği kadar, insanlar da makineler gibi görünüyor orada. Evet ahşap, demir ve pirinç orada insanların ruhlarını gasp etmiş gibi ve ruhların bolluğu karşısında adeta çıldırmış gibiyken ruhu alınmış insanlar da boş bir hayalet gibi mekanik biçimde vazifesini yapmaya devam ediyor."”

“"En sert eşyalar bile, onlara devamlı temas edildiğinde, o an hiç farkedilmese de zamanla açık biçimde ayırt edilecek şekilde dış yüzeylerinden başlayarak hacimlerinden kaybederler; tıpkı parmaklara takılıp çıkartılırken eskiyen yüzükler veya "insanların ayakları altında aşınan" kaldırım taşları gibi."”

“"İngiltere'de makinelerin bize insanlar gibi geldiği kadar, insanlar da makineler gibi görünüyor orada. Evet ahşap, demir ve pirinç orada insanların ruhlarını gasp etmiş gibi ve ruhların bolluğu karşısında adeta çıldırmış gibiyken ruhu alınmış insanlar da boş bir hayalet gibi mekanik biçimde vazifesini yapmaya devam ediyor."”

“"En sert eşyalar bile, onlara devamlı temas edildiğinde, o an hiç farkedilmese de zamanla açık biçimde ayırt edilecek şekilde dış yüzeylerinden başlayarak hacimlerinden kaybederler; tıpkı parmaklara takılıp çıkartılırken eskiyen yüzükler veya "insanların ayakları altında aşınan" kaldırım taşları gibi."”

“"İngiltere'de makinelerin bize insanlar gibi geldiği kadar, insanlar da makineler gibi görünüyor orada. Evet ahşap, demir ve pirinç orada insanların ruhlarını gasp etmiş gibi ve ruhların bolluğu karşısında adeta çıldırmış gibiyken ruhu alınmış insanlar da boş bir hayalet gibi mekanik biçimde vazifesini yapmaya devam ediyor."”