Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Niyazi Berkes

Niyazi Berkes

18 kitap

(21 Ekim 1908-18 Aralık 1988) Lefkoşe'de başladığı ortaöğrenimini 1928'de İstanbul Erkek Lisesi'nde tamamladı. 1931'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. 1935'te aynı fakültede sosyoloji asistanı oldu. Aynı yıl ABD'ye giderek 1939'a değin Chicago Üniversitesi'nde toplumbilim üzerine çalışmalar yaptı. Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde sosyoloji doçenti oldu ktan sonra 1950'de ikinci kez yurtdışına çıktı. 1952'de Kanada'da McGill Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı, aynı üniversitede profesör oldu. Türkiye'nin tarihsel ve toplumsal evrimiyle ilgili çalışmalarıyla tanınan Niyazi Berkes, 1975'te emekli olup İngiltere'ye yerleşti. Berkes, kuramsal toplumbilim üzerine görüş ve düşüncelerini yansıtan çalışmalarının yanı sıra Türkiye'nin Osmanlı Dönemi'nden günümüze değin geçirdiği değişimleri inceleyen araştırmalar yaptı. Bir alan çalışması olan Bazı Ankara Köyleri Üzerine Bir Araştırma (1942), Türkiye'de toplumbilim alanında yayımlanan ilk monografilerden biridir.

Litopya'da bu yazar

Niyazi Berkes, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 18 kitabı yer alıyor. Kitapları 1969-2026 yılları arasında Adam Yayincilik, Bilgi Yayınevi, Cumhuriyet Kitapları etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 304 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Siyaset ve Tarih kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Türkiye'de Çağdaşlaşma” (okur puanı 8.41). Kitabın tanıtımından: “Niyazi Berkes'in ilk kez 1964'te The Development of Secularism in Turkey başlığıyla İngilizce yayımlanan bu başyapıtı, daha sonra dilimize de kazandırılmış, Cumhuriyet'in 50. yılında ve daha sonra 1978'de iki baskısı yapılmıştır…” Litopya okurları bu kitaplara 151 puan ve 7 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.81.

18
Kitap
151
Toplam Puanlama
★ 8.7
Ortalama Puan
7
İnceleme
5
Alıntı
En Popüler KitabıArap Dünyasında İslamiyet, Milliyetçilik, Sosyalizm★ 8.7 · 18 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Dil, anlaşma aracıdır; düşüncenin gelişmesinin, uluslaşmasının, siyasal özgürlük rejiminin kurulabilmesinin çimentosudur. Devletle toplum, din ile dünya, okumuş ile cahil, doğu geleneği ile batı ilerlemesinin arasında geçiş yollarının açılmasının en önemli aracıdır. Semantik problem, anlam problemidir. Dil, yazı ve onun çeşitli görünüş araçları, birleşecek bir toplum içinde karşı karşıya gelenler arasında karşılıklı anlam kurma aracı oldukları zaman, bu bütünleşmede büyük rol oynarlar. Dil, karşılıklı anlam taşıma niteliğini kazanamadığı zaman toplumda ancak bir kültür curcunası egemen olur.”

“Dünyadaki değişikliklerin farkında olmayan, coğrafya bilgisinden yoksun olan adamların elinde devlet yönetmek pusulasız gemi yürütmek gibi bir şeydir.”

@gizem_kizilbasoglu_16📖 Türkiye'de Çağdaşlaşma

“Dünyadaki değişikliklerin farkında olmayan, coğrafya bilgisinden yoksun olan adamların elinde devlet yönetmek pusulasız gemi yürütmek gibi bir şeydir.”

“Bir toplumda en yüksek sayılan değerler, özellikle böyle zamanlarda, dinsel değerler kılığına girmeye de eğilimlidirler. Din, geleneğin en son sığınağı, en son savunma kalesidir. Aslında toplumun eski yaşayışının kökeninden gelen birçok alışkanlıklar, kolaylıkla din gereği imiş gibi bir nitelik kazanırlar. İşte bunun içindir ki, çağdaşlaşma sözcüğünün özü, "laikleşme" sözcüğünün söylemek istediği gibi toplumu bu dinselleşme hummasının yakasından kurtarma işi imiş gibi gözüküyor ve burada laicisme ile secularism terimlerinin anlamları, ayrı sözcük kökenlerinden geldikleri halde, birbirine uyuyor. Bu söylediğimiz eğilimden ötürüdür ki, bir toplumda değişme zorunlulukları ortaya çıkınca, bilerek bilmeyerek ya da isteyerek istemeyerek çağdaşlaşmaya doğru bir yönelme başlayınca, o zamana dek açıkça din şemsiyesinin altına girmemiş birçok kişiler değişme yağmuru karşısında bu şemsiyenin altında toplanmaya başlar.”

“Dünyadaki değişikliklerin farkında olmayan, coğrafya bilgisinden yoksun olan adamların elinde devlet yönetmek pusulasız gemi yürütmek gibi bir şeydir.”