Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
ÖÖ

Ömer Önhon

1 kitap

Litopya'da bu yazar

Ömer Önhon'un Litopya kataloğunda bir kitabı bulunuyor: “Büyükelçinin Gözünden Suriye”. Kitap 2021 yılında Remzi Kitabevi etiketiyle yayımlandı. 368 sayfa. Anı (Hatırat) kategorisinde yer alıyor. Kitabın tanıtımından: “Son Büyükelçimiz anlatıyor: Komşuda yangın... Suriye’yle 1998’de savaşın eşiğindeydik. 2010’lu yıllara gelindiğinde ise, karşılıklı vizeleri kaldırmış, ortak Bakanlar Kurulu toplantıları yapıyorduk. Arap Baharı Mart 2011’de…” Litopya okurları bu kitaba 26 puan ve 4 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.42.

1
Kitap
26
Toplam Puanlama
★ 8.4
Ortalama Puan
4
İnceleme
7
Alıntı
En Popüler KitabıBüyükelçinin Gözünden Suriye★ 8.4 · 26 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Şebbiha kelimesi , Arapçada hayalet demek olan şebah kelimesinden gelmektedir. Hikayesi de şöyledir; Esad’ın amcasının oğlu ve adamları 80 li yıllarda Mercedes 500’lerke Suriye ile Lübnan arasında kaçak mal getirip götürürmüş. Gümrüklerde yetkililerin bu arabaları durdurması ve araması söz konusu değilmiş . Bu arabadakilere şebah içindekilerede şebbiha demişler. Zaman içinde, Baas partisi gençlik kolları gibi kuruluşlardan Esad taraftarı milisler de şebbiha olarak anılmaya başlandı. Şebbihalar resmi kimlikleri olmamasına mukabil silah taşıyabiliyor, tutuklama yapabiliyorlardı. Muhaliflerle sokak kavgasına girebiliyorlardı . Rejim karşıtı olan ve rejim karşıtı olabileceğini düşündükleri herkese karşı acımasızlardı.”

““Türkiye beynimizde açan çiçek ama koklayamıyoruz, kalbimizde büyüyen ağaç ama meyvesini yiyemiyoruz.””

““Türkiye beynimizde açan çiçek ama koklayamıyoruz, kalbimizde büyüyen ağaç ama meyvesini yiyemiyoruz.””

“Kadınların durumu oradayken özellikle dikkatimi çekmişti. Batı tarzı giyinen de vardı İslami usül tanımına uygun giyinen de . Kılık kıyafete karışılmazdı. Gece yarısı çay bahçelerinde kadınlar kendi başlarına oturabiliyor veya yolda yürüyor rahatsızlık veren olmuyordu.”

““Türkiye beynimizde açan çiçek ama koklayamıyoruz, kalbimizde büyüyen ağaç ama meyvesini yiyemiyoruz.””

“Kadınların durumu oradayken özellikle dikkatimi çekmişti. Batı tarzı giyinen de vardı İslami usül tanımına uygun giyinen de . Kılık kıyafete karışılmazdı. Gece yarısı çay bahçelerinde kadınlar kendi başlarına oturabiliyor veya yolda yürüyor rahatsızlık veren olmuyordu.”