Kitaplar

Kendini Bilmek Özgürlüğe Giden Yol

Tarot Sembolizmi

Tertium Organum Üçüncü Düşünce Kuralları - Dünyanın Gizemlerine Bir Anahtar

Tertium Organum Düşüncenin Üçüncü Kanunu - Dünyanın Gizemlerine Bir Anahtar

Tarot Sembolizmi

Tarot Sembolizmi Resimlerde ve Sayılarda Okültizm Felsefesi

The Symbolism Of The Tarot

İnsanın Olası Evriminin Psikolojisi

İnsanın Olası Dönüşüm Psikolojisi

İvan Osokin'in Tuhaf Hayatı

Tarot Sembolizmi

Mucizevinin Arayışı - Gurdjieff'in Öğretileri

İnsanın Gerçeği "Kendini Bilmek"

Ivan Osokin'in Tuhaf Yaşamı

İnsanın Bilinmeyen Psikolojisi

Şuur / Gerçeğin Araştırılması
Öne Çıkan Alıntılar
“Eski uyum ve güdülere o kadar alışkınızdır ki yeni bir şeyler olabileceğine dair umut ve inancı uzun zaman önce yitirmişizdir.”
“Her şeyden önce insan, bir değil; bir çokluk olduğunu bilmelidir. Kalıcı ve değişmez bir Ben’e sahip değildir. Bir an biri olur, sonra bir başkası, sonra yine bir başkası, bu böyle neredeyse sonu gelmez bir biçimde devam eder gider. İnsandaki birlik ya da teklik illüzyonu ilk olarak bir fiziksel bedene dair duyumla, sonra normal şartlarda daima aynı kalan ismiyle ve üçüncü olarak da ona eğitimle yerleştirilmiş ya da taklit yoluyla edinilmiş mekanik alışkanlıklar vasıtasıyla yaratılır. Daima aynı fiziksel duyulara sahip olma hissi, daima aynı isimle çağrılmak, kendinde aynı alışkanlık ve eğilimleri fark etmekle insan, kendinin daima aynı olduğuna inanır.”
“Eski uyum ve güdülere o kadar alışkınızdır ki yeni bir şeyler olabileceğine dair umut ve inancı uzun zaman önce yitirmişizdir.”
“Eski uyum ve güdülere o kadar alışkınızdır ki yeni bir şeyler olabileceğine dair umut ve inancı uzun zaman önce yitirmişizdir.”
“İnsan negatif duygularını tuttuğu sürece hiçbir içsel gelişim mümkün değildir. Negatif duygular ile mücadele konusunda okul dilinde şöyle denir: İnsan acılarını kurban etmelidir. “Bundan daha kolay kurban edilecek ne var ki?” diyecektir herkes. Fakat gerçekte insanlar negatif duyguları dışında her şeyi kurban verebilirler. Hayli küçük sebeplerle insanın feda edemeyeceği hiçbir keyif ve hiçbir mutluluk yoktur, ama ıstırabını asla kurban vermeyecektir…. İnsan, oldukça batıl bir anlayışla mutluluğunu feda etmek yoluyla bir şeyler kazanmayı umar ama ıstırabını feda etmek karşılığında hiçbir şey beklemez, ıstıraba ilişkin bir sürü yanlış fikirle doludur- o daima ıstırabın tanrı tarafından gönderiliyor olduğunu düşünür ya da tanrılar tarafından ceza veya terbiye amaçlı gönderildiğini ve ıstırabından böyle kolayca kurtulabilme imkanını duymak dahi onu ürkütecektir.”
