Kitaplar

Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek

Osmanlı Dönemi Tarih-i Edyan Dersleri ve Kitapları

Yahudilik Tarih İbadet İnanç Kültür

Hint Dinlerine Giriş

Osmanlı Dönemi Yahudilik Eleştirileri

İbn Kemmûne ve Tenkîhu'l-Ebhas li'l-Mileli's-Selas Üzerine Araştırmalar

Osmanlı Düşüncesi Kaynakları ve Tartışma Konuları

Osmanlı Medreseleri Eğitim, Yönetim ve Finans

Klasik Çin Düşüncesine Giriş

Batı İslam Algısının Arkeolojisi

Kur'an'daki Hanifler ve Nasara Üzerine Araştırmalar

Dinler Tarihi İncelemelerinde Çağdaş Yaklaşımlar / 1945'ten Günümüze

Hint Dini Düşüncesinde İnsanın Özgürlük Arayışı

Georges Dumezil'den Dinler Tarihi

Biruni ve Şehristan'nin İzinde Dinler Tarihi Yazıları

Pavlus Hristiyanlığına Giriş

Dinleri Tarihleriyle Okumak

Hint Dini Düşüncesinde İnsanın Özgürlük Arayışı Hinduizmde Kurtuluş

Hıristiyanların İslamı'ndan Müslümanların İslam'ına

Yahudilik
Öne Çıkan Alıntılar
“Oryantalizmin Kısa Tarihi başlıklı kitabınızda “Oryantalizm Avrupa'nın kendi üzerine düşünme biçimidir; kendinitanıma, tanımlama biçimidir” diyorsunuz. Üzerine konuştuğu nesneden ziyade konuşanla da ilgili yani... Evet, oryantalizm bir söylem olarak kavrandığında bu husus çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Avrupa'nın kendini inşa etme sürecinin bir parçasıdır Doğu'yu da inşa etmesi. Kendini inşa etme sürecine eşlik eder Doğu'yu “oryantalize etmesi”. Bir hami olarak, bir vasi olarak, bir otorite olarak Doğu hakkında konuşur, Dogu'yu konuşturur, Doğu'yu temsil eder. Çünkü onlar kendilerini temsil edemezler. Doğu'yu çocuk olarak temsil eder. Kadın olarak tasvir eder. Doğu rasyonellikten uzaktır. Mantıklı düşünemez. Doğu hakkında konuşan Batı ise tam tersidir. Akli muhakemesi tamdır. Tamamlanmışlığı temsil eder. Erkektir. Rasyoneldir. İşte tam da bu sebeple, Batı, Doğu'da emperyal bir güç olarak bulunma hakkını kendinde görür.”
“Bunlardan hareketle Griffel şöyle bir çıkarımda bulunur: İslam düşüncesi hakkında yapılan modern akademik çalışmaların öncesinde Batı felsefe tarihyazımının kendine özgü bir geleneği vardı ve bu”
“Bunlardan hareketle Griffel şöyle bir çıkarımda bulunur: İslam düşüncesi hakkında yapılan modern akademik çalışmaların öncesinde Batı felsefe tarihyazımının kendine özgü bir geleneği vardı ve bu”
“/.../ oryantalistlerin, nakli ilimlerle kıyaslandiğında, erken dönemden itibaren felåsifenin öğretileriyle nispeten daha kolay iletişime geçtikleri hemen fark edilebilecek bir olgudur.”
“Bunlardan hareketle Griffel şöyle bir çıkarımda bulunur: İslam düşüncesi hakkında yapılan modern akademik çalışmaların öncesinde Batı felsefe tarihyazımının kendine özgü bir geleneği vardı ve bu”
“/.../ oryantalistlerin, nakli ilimlerle kıyaslandiğında, erken dönemden itibaren felåsifenin öğretileriyle nispeten daha kolay iletişime geçtikleri hemen fark edilebilecek bir olgudur.”
