Kitaplar

Ne Söylüyor Bu Yaprak Bu Gökyüzü

Organik Hüzün

Haykırsam Seni Kuğu Denizi'nin En Issız Dalgasına

Yüzeydeki Derinlik

Dön De Bak Kan Neler Yapıyor

Taşlar Yaşıyor Tire İçinde Tire Şiirleri

Ayasofya Konuşuyor Yalnız

Kaybolan Göstergeler

Bütüncül Düşünmek

İzleri Temizlemek

Cenab Şahabeddin

Servet-i Fünun Şiir Estetiği

Kırıldıkça Büyüyen Taşlar Modern Türk Şiiri Üzerinde İncelemeler

Yeni Türk Edebiyatında Amentüler

Anlamın Çağrısı

Kare-Deniz

Şiiri Yeniden Okumak

Doğrandıkça Artan Ekmek

Şiire Yeniden Bakmak

Ehlidildeniz

Tevfik Fikret

Hiç Ferahlığı

Doğrandıkça Artan Ekmek

Şiire Yeniden Bakmak

Şiiri Yeniden Okumak Bir Yapıçözümleme Girişimi

Cenab Şahabeddin / Yeni Türk Şiirinin Kurucularından

Mevlana'nın Dayanılmaz Davetine Katılmak

Tevfik Fikret / Yeni Türk Şiirinin Kurucularından

Cumhuriyet Dönemi Şiirimizin Altın Sayfaları

Kare-Deniz / Behçet Necatigil'in Şiiri Üzerine

Şiir Alametleri

İslami Terimler Sözlüğü

Şiiri Yeniden Okumak (Bir Yapıçözümleme Girişimi)

Ebru Şiirleri

Fatih'ten Günümüze Şairlerin Gözüyle İstanbul (2 cilt takım)

Cenab Şahabeddin

Tevfik Fikret
Ay Dervişleri
Tanzimat Sonrası Türk Edebiyatında Yeni Fikirler
Cenab Şahabeddin'ın Şiirleri Üzerinde Stilistik Bir Araştırma
Öne Çıkan Alıntılar
“Bütün varlıkları yaratan üstün ve büyük bir güç var Kutsal ve yüce, ben bu güce vijdanımla inandım. Yeryüzü vatanım, insan cinsi milletim. İnsan bunu böyle düşününce insan olur inandım. Şeytan da biziz, cin de, ne şeytan var ne melek Dünya cennete dönecek insanla inandım. Yaradışışda ezelden beri bir değişme, gelişme var inandım. Tevrat ile, İncil ile, Kuran' la inandım. Tüm insanlar birbirinin kardeşi.. Hulya! Olsun ben o kuruntuya da bin canla inandım. İnsan eti yenmez, bu teselliye içimden Bir an için atalarımı unutarak inandım. Kan şiddeti, şiddet kanı besler Kan ateşidir ki, ne kadar kan dökülse sönmeyecek kanla inandım. Aklın, o koca büyücünün şaşılacak mucizevi işleri önünde Şaçmalıklar yere geçip, yıkılacak hüsranla, inandım. Karanlıklar sönecek ve bir yanardağ gibi Hakkın ışığı birdenbire parlayacak, inandım. Birgün şu kara toprağı altın yapacak bilim Herşey irfan gücüyle olacak, inandım eminim.”
“Bir yere gelirsin ki artık her şey bitmiştir: bir tek silme tuşuyla kesilmiştir ilişki! Aklını yitirmiştir aydınlık kelimeler. Kişilikler döküntü, kırılmış endişeler!.. Bir yere gelirsin ki güneşi kaybetmiştir cümleten insanoğlu! Ahde vefâ bitmiştir! Kavramlar salgın yemiş, güvensizlik iktidar! Avuçlarda saklanır kirli parmak izleri! Bir yere gelirsin ki artık her şey belirsiz! Kitapların dili yok! Sessizlikler kilitli! Çatlar susuzluktan su! Kırılır dalların en duygulusu! (Allah korusun!)”
“Sabahtan beri yerinden kıpırdamayan dalların golgeleri bile dans ediyor Sen ne duruyorsun? Çık dışarı haşarı çiçekleri sev ve manolya altında mayışmış kedilerin nağmelerini dinle! Kendinle barış, çimenler üstünde koşturan kelebeklerle eğlen. Neşelen, çünkü sen ilgılendikçe bahçeler gülşen! Balkona çıkan kayısıların sana göz kırparak konuşan yapraklarını gör! Kiraz çiçeklerini incitme sakın, dallarındaki arıların hatırını kırma. Bırak uçsunlar özgürce senin bahçende.”
“Kırk günlük iken sana yoldaş olan muhafaza meleğini üzme!.. “Her halini bilen'den gafil olma! “Bir”den gafil olma! “Bir bilen'e sor. “Birr”i bilene sor! Bir'i ara... “Bir”i aramak, tevhit neşesiyle bakmaktır. O neşeyi tatmaktır. Akıl körlüğünden, kalp katılığından kurtulmaktır. Kalp katılığı, imanın kalbe girmemesi demektir! “Bir'i ara, bir'i gör, bir ol””
“" İnsan bazı kere hatırına gelen bir hayâli tanıyamaz, o kadar güzeldir... Zihninde uçan bir fikre yetişemez, o kadar yüksektir... Kalbinde doğan bir hissi bulamaz, o kadar derindir... Bu acz ile bir feryâd koparır... Bu şiirdir... "”
“Çağların sürüp giden olayları ; Hep felaket ve dert yığınları Mutlaka bir yenen, on yenilen Çiğneyen haklı ve suçludur çiğnenen Kahra alkış, gurura secde, bağış Hep zayıflık ve alçaklıkla, ikiz ele ele Doğruluk yüreklerde değil, dudaklarda Hayır ayaklarda, şer kucaklarda En açık kural ezmeyeni ezmektir Din şehit ister, gökyüzü kurban Her zaman, her tarafta kan, kan, kan”
