Kitaplar

Başörtüsü Bilinci

Babaannemin Bahçesinde Kimler Yaşıyor Sebzeler

Bir Hadis Bir Kudüs

Babaannemin Bahçesinde Kimler Yaşıyor Dut Ağacı

Avec Ses Droits Et Sa Respectabilite La Femme Dans Lıslam “Hakları Ve Saygınlığıyla İslamda Kadın”

Babaannemin Bahçesinde Kimler Yaşıyor Arılar

Serçeler Babaannemin Bahçesinde Kimler Yaşıyor

Kardelenler Babaannemin Bahçesinde Kimler Yaşıyor

Hac ve Kadın

İslam Nedir?

Hakları ve Saygınlığıyla İslam'da Kadın

Babaannemin Bahçesinde Kimler Yaşıyor Karıncalar

Şiddet ve Zihniyet Aile İçi Şiddetle Mücadelede Dini Referanslar

Birgivî Mehmed Efendi Hayatı, Fikir Dünyası ve Hadisçiliği
Öne Çıkan Alıntılar
“Hz Hacer'i anlamamıza vesile olan bir ibadeti bizlere verdiği için Allah'a ne kadar şükretsem az! Çevremizde maalesef kadını aşağılayan, Onun değerini ve haklarını yok sayan o kadar çok insan vardı ki... Hatta bunu bazen istem adına yapan müslüman erkeklere şahit oldum. İşte bu cahil zihniyeti kökünden yok edercesine sa'yi emretmişti Yüce Yaratan. Bir kadının sa'yini, kadın ve erkek bütün Müslümanlara farz kılmıştı. Kadını değersizleştiren ne kadar bakış ve inanış varsa, hepsi bu hikmeti görmeliydi. Hatta İslam'ın, kadınları iki planda gördüğünüz söyleyen insanlar da bilmeliydi bu ibadeti”
“Henüz kabe'yi görmeden burnuma çok güzel kokular gelmeye başladı. Mis gibi bir koku... Gül gibi, leylak gibi, sümbül gibi... Ne kadar güzel koku varsa aklından geçti ama hiçbiri değildi. Adeta hiç tanımadığım bir güzelliğin kokusuydu. Cennet kokusu muydu ya da Kabe özgü bir koku muydu bilemiyorum.”
“Henüz kabe'yi görmeden burnuma çok güzel kokular gelmeye başladı. Mis gibi bir koku... Gül gibi, leylak gibi, sümbül gibi... Ne kadar güzel koku varsa aklından geçti ama hiçbiri değildi. Adeta hiç tanımadığım bir güzelliğin kokusuydu. Cennet kokusu muydu ya da Kabe özgü bir koku muydu bilemiyorum.”
“Neredeyse günde iki saattlik uyku ile burada her dakika ayaktaydık, yorulmak nedir bilmiyorduk. Sonra anladık ki bu mekânda beden ruha tabi imiş. Ruh , ibadetten lezzet aldıkça koşarmış. Beden de ruhun peşinden gidermiş. İnsan ne acıkıyor ne uykusu geliyor ne de yoruluyor. Ama memlekette böyle miydi? Azıcık yorulsan, iyi bir uyku uyumadan kendine gelemezsin; yemezsen yaşayamaz; ayakta kalamazdın. Kabe'de ise beden ruha tabidir.”
“Henüz kabe'yi görmeden burnuma çok güzel kokular gelmeye başladı. Mis gibi bir koku... Gül gibi, leylak gibi, sümbül gibi... Ne kadar güzel koku varsa aklından geçti ama hiçbiri değildi. Adeta hiç tanımadığım bir güzelliğin kokusuydu. Cennet kokusu muydu ya da Kabe özgü bir koku muydu bilemiyorum.”
