Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Prof. Dr. İsmail Tunalı

Prof. Dr. İsmail Tunalı

17 kitap

Prof. Dr. İsmail Tunalı, 1923’te Silistre’de (Romanya) doğdu. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Viyana Üniversitesi’nde felsefe, psikoloji, sanat tarihi doktorası yaptı ve felsefe profesörü oldu. Erzurum Ata-türk Üniversitesi’nin kuruluşunda (1959-1962) öğretim üyesi olarak görev aldı. Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Üyeliği (1963-1974) yaptı. 1966’da Tübingen Üni versitesi’nde bir sömerstr çalıştı ve konferanslar verdi. 1978-1984 yıllarında Viyana Üniversitesi’nde felsefe ve estetik dersleri ver-di. 1984’te Konstanz Üniversitesi’nde Aristoteles ve Wittgenstein hakkında seminerler düzenledi. Ardından Mimar Sinan Güzel Sa-natlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü görevini yürüttü (1987-1988). 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanlığı’ndan emekli oldu ve aynı üniversitede Avrupa Topluluğu Sosyokültürel Bölümü’nde öğretim üyeliğine atandı. Prof. Tunalı, halen Maltepe, Mimar Sinan ve Yeditepe üniversitelerinde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir.

Litopya'da bu yazar

Prof. Dr. İsmail Tunalı, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 17 kitabı yer alıyor. Kitapları 2000-2022 yılları arasında Altin Kitaplar, FOL KİTAP, Inkilap Kitabevi etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 212 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Felsefe-Düşünce ve Sanat kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Marksist Estetik” (okur puanı 8.14). Litopya okurları bu kitaplara 138 puan ve 3 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.30.

17
Kitap
138
Toplam Puanlama
★ 8.3
Ortalama Puan
3
İnceleme
3
Alıntı
En Popüler KitabıMarksist Estetik★ 8.1 · 29 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“(²) Sosyalist gerçekçiliğin böyle yanlış uygulanmasının nedeni, kuşkusuz, bir zamanlar ideolog ve politikacıların dar parti anlayışı yönünde sanata yaptıkları baskı olmuştur. Klişeleşmiş sloganlar sanata dikte edilmek istenmiştir. Ama, bu sloganlar her zaman geçerli olan doğrular mıydı? Çağdaş bir Sovyet yazarı buna çok sonraları şöyle bir yanıt verir: «Bir takım kalıplaşmış düşüncelerin yalnızca kişilerin putlaştırıldığı yıllarda durmadan tekrarlanması yüzünden değişmez doğrular sayılacağına inanmak yanlış olur. O yıllarda Batıda birbirinden çok ayrı bir çok sanat hareketi nasıl üstün körü, haksız, acımasız bir tutumla yozlaşmışlıkla' suçlanmıştı.» (3) Bütün bunlar, parti ideologlarınca, politik ve ideolojik değerler için yapılıyordu.”

@kevser_esinoglu_28📖 Marksist Estetik

“Hegel'e göre, gelişme, Mutlak'ın gelişmesi olup bu da belli bir yolda kendini gösterir. Bu yol, diyalektik yoldur. Karşıtlara dayanarak meydana gelen bir süreçtir. Bu diyalektik, tez, antitez ve sentez gibi üç aşamadan, ya da adımdan oluşur. İlkin bir tez durumu vardır, sonra bunun karşıtı bir antitez ortaya çıkar. Bu karşıtlık da sentezde ortadan kalkar. Daha doğrusu karşıtlar sentezde birleşerek ortadan kalkar. Bu sentez ile yeni bir sürecin ilk adımı ortaya çıkmış olur, buradan da yine sentezde sona erecek yeni bir gelişme kendini gösterir ve bu sürekli olarak sürüp gider.”

@nergiz_inciroglu_40📖 Marksist Estetik

“Gelecekte makineler eninde sonunda insanları makinaların yapabileceği bütün işlerden kurtaracak, böyle işler insan emeği ile bağdaşmıyan işler sayılacaktır. Ne varki, makinalar gittikçe yetkinleşince, insanın büyüklüğünün yetkin olmamasından ileri geldiği anlaşılacaktır. İnsan da sibernetik makinalar gibi, devimsel, kendi kendini yetkinleştiren bir varlıktır, ama, hiç birzaman kendine yeterli olmayan, her zaman sonsuzluğa açık, hiç bir zaman yalnız mantık kurallarına uymayan bir varlık. 'Quod nunc ratio est impetus antefuit' (şimdi akıl olan şey eskiden içgüdüydü) diyor Ovidius. Bu tutku, bu coşku, bu yaratıcı eksiklik insanı her zaman makinadan ayıracaktır.”

@mihriban_asmali_4📖 Marksist Estetik