Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar

Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar

13 kitap

Litopya'da bu yazar

Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 13 kitabı yer alıyor. Kitapları 1997-2026 yılları arasında Destek Yayinlari, Epsilon Yayınevi, HYB YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 289 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Psikoloji ve İnceleme kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Bana Ne Oluyor? İyi ve Anlamlı Bir Hayatı Kurmanın Yolları” (okur puanı 8.41). Kitabın tanıtımından: “Kitap Adı: Bana Ne Oluyor? İyi ve Anlamlı Bir Hayatı Kurmanın Yolları Yazar: M. Hakan Türkçapar Yayınevi: Kronik Kitap Hamur Tipi: 2. Hamur Sayfa Sayısı: 272 Ebat: 13,5 x 21 İlk Baskı Yılı: 2026 Baskı Sayısı: 1. Basım Dil: Türkçe…” Litopya okurları bu kitaplara 111 puan ve 6 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.40.

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Mükemmeliyetçilik çoğu zaman kaygıya ve kaçınmaya yol açar. Üstelik insan; değerini, sevgiyi ve başarıyı yalnızca 'mükemmel bir şey ortaya koyma' şartına bağladığında özdeğer duygusu hiçbir zaman sağlam bir zemine oturmaz. Çünkü gerçek bir mükemmellik yoktur ve bu nedenle insanın durabileceği bir yer de olmaz. Bu yüzden, 'Mükemmel, iyinin düşmanıdır,' sözü hâlá geçerliliğini korur. Mesele mükemmel olmak değil, makul olabilmektir."”

“İyi bir yaşam hem ruhsal hem de bedensel anlamda "iyi olma"yı içerir.”

“Duygunun iyisi veya kötüsü olmaz; duygunun işaret ettiği şey iyi veya kötü olabilir.”

““Çünkü insanın kötüye bakma eğilimi evrimsel bir meseledir. Otoyolda karşı şeritteki kazaya bakmamızın nedeni merak değil, Bu benim başıma da gelir mi?" sorusudur. Aynı şekilde sosyal dünyada da kim ne yaptı, kime ne oldu bilmek isteriz. Çünkü dostu ve tehdidi birbirinden ayırt etmek zorundayız.””

“Günümüzde suçluluk duygusunun azaldığını düşünüyorum. Onun yerine suçlama kültürü arttı. Yani, "Ben kötü biri miyim?" sorusu yerine, "Suçlu kim?" sorusu ön plana çıkmaya başladı. İçe dönük bir muhasebe yerine dışa yönelen bir öfke görüyoruz. "Ben kültürü" yayılıyor.”

“Olayları olduğu gibi değil, algıladığımız gibi görürüz.”