Kitaplar

Neredesin Osmanlı?

Bölmeye Vatan Yahşi
Öne Çıkan Alıntılar
“"Mecûsîlerin Nevrûz gününde bu bayrama çıkıp beraber kutlamalarına katılmak küfürdür.” (Bezzâziye). "Nevrûz Ateşperest geleneğinin bir devamıdır.”(Ahmed b. Huseyn el-Beyhakî, IX. 234, İsmâîl Şehîd, s.143). Ebû Bekr b. Tarhan (ö. 1252) şöyle demiştir: "Bir kimse bu şenliğe çıkarsa küfürdür. Bir kimse o güne mahsûs yeni bir elbise giyse ve bugüne ululuk gösterse bu küfürdür. Bunu dînî maksatla yapmazsa küfür olmaz. Ama yine de yapma-makta fayda vardır. Çünkü Peygamberimiz 'Kişi bir kavme benzerse onlardandır' buyurmuştur.” (Câmiu'l-Fusûleyn) (Tâcettin Bıyık, Süleyman Demirel Üniv. İlâhiyât Fak. Dergi-si, Sayı 4, s.1-13).”
“Türkler Müslüman olmadan evvel birçok din ve inanışların içinde bulundular. Budist, Brahmanist, Hristiyan ve Mûsevi veya daha değişik inançları da denediler. Evet, denediler ifadesini şuurlu olarak kullanıyorum. Hiçbirisi onları tatmin etmiyordu. Onların aradığı bâzı şeyler vardı: Dünya hayatını tanzîm eden, klânlardaki kan bağı akrabalığını reddetmeyen ama inanç birlikteliğin de kardeşliği ön plâna çıkaran, cihâdı gerektiğinde emreden, adâleti ve mülkiyeti kutsal sayan bir dîni arıyorlardı. Onlar da ancak Müslüman oldular ve kalben huzûr buldular. Zîrâ böyle olması gerekiyordu. Çünkü Kitâb'ımızın Ra'd sûresi 28. âyet-i kerîmesinde buyurulduğu gibi: "Onlar îmân edenler ve kalpleri Allâhın zikri ile tatmîn olanlardır. Kalpler ancak Allah'ın zikri ile tatmîn olur."”
