Kitaplar

Özgürlük Felsefesi ve Din Devrimi

Var Olma Sorumluluğu

Aşk Sarhoşu Dervişlerin Dini Tasavvuf

Aldatılmamak İçin Anlamak

İslam'ın Sosyolojik Yorumu

Kapitalizmin Zulmü Marksizmin Muhasebe Defteri İslam'ın İlke ve Hedefleri

Sosyolojide Temel Bilgiler ve Tartışmalar

Dinlerarası Diyalog İhaneti / Dini - Psikolojik - Sosyolojik Tahlili

Kültür ve Din Türk-İslam Örneği

Kur'an Işığında İnsan, Akıl ve Toplum

Sosyoloji Açısından Din

Sosyolojiden İdeolojiye Küresel ve Milli Arasında Türkiye

Hümanizm ve Atatürk Devrimleri

Hümanizm ve Türkiye

Hayatın Manası: Gerçek ve Ötesi

Kurban ve Din

Çağdaşlaşma Yabancılaşma ve Kimlik

Türk Toplumunun Laiklik Anlayışı

İslamın Sosyolojik Yorumu

Maddeci Felsefenin Çıkmazı

İslam Sosyolojisine Giriş
Öne Çıkan Alıntılar
“Peki kader konusunda din istismarı nerede? Kendimiz sorumluyken, faturayı Allah'a çıkarmakta... Allah her şeyi yaratır, her şeyi yönetir, her şeyi düzenler ama buna bizim irademiz ve yapacaklarımız dahildir. İstismar, çürük malzeme kullanıp binayı yapmak, malzemeden çalmak, bile bile fay hattının geçtiği yere bina yapmak, sel yatağına ev yapmak, binanın kolonlarını kesmek, yıkılınca da kader demek... İşte bu din istismarıdır, daha ötesi Allah'a iftiradır. Öyle saçmalıklar kadere bağlanmıştır ki Allah'la, dinle, imanla alay eder gibidir. Zamları Allah yapıyor, fiyatları O tayin ediyor, kaderimde olmasaydı ben çalmazdım, gibi daha yüzlercesi. Allah bu yanlışların önünü peşinen almıştır ama biz onu anlamamakta ısrar ederiz. "Allah zalim değildir.”, sık sık geçen bir ayettir.”
“En büyük gerçekler, en çok istismar edilenlerdir. Açlık-tokluk, özgürlük, din, bilim, bu gerçeklerin önde gelenleridir, istismarları da yaşanan gerçeklerdir.”
“En büyük gerçekler, en çok istismar edilenlerdir. Açlık-tokluk, özgürlük, din, bilim, bu gerçeklerin önde gelenleridir, istismarları da yaşanan gerçeklerdir.”
“Hayvan, gerçeğe sessizce evet demiştir. Sadece evet demiştir. İnsan gerçeğe itiraz edebilir. Gerçekten yakınabilir, dertlenebilir. Kendini kuşatan gerçekle tatmin edilmemiştir. Kendi kendisinin gerçeğinden bile kaçabilir. Freud, Her Prensibin Ojesinde eserinde, insanı, temayüllerini hapseden varlık diye tasvir etmiştir. Anlıyoruz ki insan, kendi içgüdü enerjisini aşabilir ve manevî faaliyeti yükseltebilir. Bunlar için yukarı çıkabilen bir kabiliyeti olmalıdır. Anlaşılıyor ki bu kabiliyetin en önemlisi, özgürlüktür.”
“En büyük gerçekler, en çok istismar edilenlerdir. Açlık-tokluk, özgürlük, din, bilim, bu gerçeklerin önde gelenleridir, istismarları da yaşanan gerçeklerdir.”
