Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
TB

Tahar Ben Jelloun

23 kitap

Tahar Ben Jelloun 1944 yılında Fas'ta doğdu. Ortaöğrenimini, ailesiyle birlikte gittiği Tanca'da yaptı; ardından Rabat'ta yükseköğrenim gördü. Tetuan ve Casablanca'da öğretmenlik yaptı. 1971 yılında Fransa'ya göç ederek sosyoloji ve sosyal psikiyatri okumaya başladı.Şair, romancı ve denemeci olarak göçmenler ve yersiz-yurtsuz kalmışlarla çokça ilgilendi.Tahar Ben Jelloun'un romanlarında Fransız to plumundan çok, Faslı ya da Fas'tan gelme kahramanlar boy gösterir. İlk ürünleri, baskıya, adaletsizliğe başkaldıran şiirlerdir; şiir yazmaktan daha sonra da hiç vazgeçmedi. Romanlarının konusunun temelinde de çoğunlukla "adalet" kavramı vardır; ama bire bir kişiliklerin üzerinde denenen, onlarla yaşayan canlı bir kavramdır bu; çünkü Ben Jelloun'a göre yazarın bir görevi de birey olmadan özgürlüğün de, kültürün de varolamayacağını hatırlatmaktır. Ben Jelloun'un yapıtları daima Fas'ın sözlü geleneklerine bağlı kalmıştır; başka bir dilde yazsa bile, onu besleyen, ona yaratma gücü veren daima Fas'tır.

Litopya'da bu yazar

Tahar Ben Jelloun, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 23 kitabı yer alıyor. Kitapları 1995-2024 yılları arasında Can Yayınları, Güncel Yayıncılık, Iletisim Yayinlari etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 177 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve Roman (Çeviri) kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Işığın O Kör Edici Yokluğu” (okur puanı 8.38). Kitabın tanıtımından: “10 Temmuz 1971'de bir grup Faslı asker, Fas Kralı II. Hasan'a bir suikast düzenler. Başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimin ardından elebaşı olarak görülen subaylar öldürülür, kalanlar ise aylarca sorgulanır. Sorgulananları…” Litopya okurları bu kitaplara 184 puan ve 5 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.44.

23
Kitap
184
Toplam Puanlama
★ 8.4
Ortalama Puan
3
İnceleme
19
Alıntı
En Popüler KitabıIşığın O Kör Edici Yokluğu★ 8.4 · 24 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Artık bir şey söylemiyordum, kimsenin asla kapağını açmayacağı bir kitap olduğuma inanmıştım.”

“Artık bir şey söylemiyordum, kimsenin asla kapağını açmayacağı bir kitap olduğuma inanmıştım.”

“Kokunun da bir rengi olmalıydı.”

“Artık bir şey söylemiyordum, kimsenin asla kapağını açmayacağı bir kitap olduğuma inanmıştım.”

“Kokunun da bir rengi olmalıydı.”

“Artık bir şey söylemiyordum, kimsenin asla kapağını açmayacağı bir kitap olduğuma inanmıştım.”