Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
YE

Yunus Emre Özsaray

7 kitap

Litopya'da bu yazar

Yunus Emre Özsaray, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 7 kitabı yer alıyor. Kitapları 2012-2025 yılları arasında Iz Yayincilik, SEMERKAND YAYINCILIK etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 136 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve Hikaye (Yerli) kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Distopik Cinnetten Kaçış” (okur puanı 8.50). Kitabın tanıtımından: “Sokaklar insanlarla dolar, şehrin yüzü insanların yüzleriyle kaplanır. Her şey birbirine karışır. O vakitten sonra görülen, şehrin yüzlerdeki yansımasıdır veya yüzlerin şehirdeki yansıması. Sonrası insanların sesidir, sonrası…” Litopya okurları bu kitaplara 73 puan ve 3 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.50.

7
Kitap
73
Toplam Puanlama
★ 8.5
Ortalama Puan
3
İnceleme
9
Alıntı
En Popüler KitabıDistopik Cinnetten Kaçış★ 8.5 · 44 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Gözlerimi açtım. Medicipark Residans’ın seyir terasından İstanbul’u izliyordum. Sis şehre beyaz bir örtü gibi serilmişti. Şehir varla yok arası… Minareler ve gökdelenler iki farklı dünyayı imleyen varlığa dair izler. Ve uzayan bir sükut…”

“"İlk zamanlar bir kuş gibi ürkerek yaşadığımız şehirde , artık hiçbir şeyi umursamaz hâle geldik. Hiçbir şeye şaşırmıyoruz çünkü fazlasıyla şaşkınız. Ve uyku... mu? Bilmiyorum. Zaten uykudayız belki de. Belki de tüm bunlar bir rüya çünkü gerçeğin ne olduğuna dair ortak bir sonuca varabilmiş değil insanlar..."”

“Herkesin tanrı olduğu bir dünyada, tapınacak bir tanrıya kimsenin ihtiyaç duyacağını sanmıyorum. Herkes için en kutsal tapınak yine kendisi olacak. Ve bizler en büyük tanrılar olarak onların kendilerine tapınmalarını sağlayacak kutsal mabetler inşa edecek, kutsal ritüeller icat edeceğiz. Mükemmel değil mi tıplı bir Rönesans tablosu gibi. Tanrılar savaşıyor…”

“Herkesin tanrı olduğu bir dünyada, tapınacak bir tanrıya kimsenin ihtiyaç duyacağını sanmıyorum. Herkes için en kutsal tapınak yine kendisi olacak. Ve bizler en büyük tanrılar olarak onların kendilerine tapınmalarını sağlayacak kutsal mabetler inşa edecek, kutsal ritüeller icat edeceğiz. Mükemmel değil mi tıplı bir Rönesans tablosu gibi. Tanrılar savaşıyor…”

“"İlk zamanlar bir kuş gibi ürkerek yaşadığımız şehirde , artık hiçbir şeyi umursamaz hâle geldik. Hiçbir şeye şaşırmıyoruz çünkü fazlasıyla şaşkınız. Ve uyku... mu? Bilmiyorum. Zaten uykudayız belki de. Belki de tüm bunlar bir rüya çünkü gerçeğin ne olduğuna dair ortak bir sonuca varabilmiş değil insanlar..."”

“Herkesin tanrı olduğu bir dünyada, tapınacak bir tanrıya kimsenin ihtiyaç duyacağını sanmıyorum. Herkes için en kutsal tapınak yine kendisi olacak. Ve bizler en büyük tanrılar olarak onların kendilerine tapınmalarını sağlayacak kutsal mabetler inşa edecek, kutsal ritüeller icat edeceğiz. Mükemmel değil mi tıplı bir Rönesans tablosu gibi. Tanrılar savaşıyor…”