Sevgi İpek ile birlikte "Türk Musikisi Solfej Metodu" okumaya başladık 📖 Birlikte okumak daha keyifli — sen de bir arkadaşınla başla!
Kitap:Türk Musikisi Solfej MetoduSevgi İpek ile birlikte "Türk Musikisi Solfej Metodu" okumaya başladık 📖 Birlikte okumak daha keyifli — sen de bir arkadaşınla başla!
Kitap:Türk Musikisi Solfej Metodu
Herkesin görünmesin diye sakladığı bir yara, o yaranın da üstünkörü atılmış bir dikişi vardır. Kimi zaman görmezden geliriz, kimi zaman da kanamasın diye nefesimizi tutarız. Ama bazı izler vardır ki ancak kelimelerle yüzleştiğinde kabuk bağlar... İnsanın kendi içindeki suskunlukları, kırılma noktalarını ve ruhun en kuytu köşelerindeki o sancılı sızıları anlatan kitabım "Muhannet: Bir Ruhun Dikiş İzleri" artık okuruyla buluşmaya hazır. Kendi iç sesinizin yankısını bulacağınız ve ruhun dikiş izlerini adım adım takip edeceğiniz bu yolculuğa çıkmaya hazırsanız; kitabım şu anda Google Play Kitaplar üzerinden yayında! Litopya’nın bu güzel edebiyat sofrasında sizlerle buluşmak, sayfaların arasında açılacak samimi sohbetleri paylaşmak benim için çok kıymetli. Kitabı "Okunacaklar" listenize eklemeyi ve okuduktan sonra düşüncelerinizi, hissettiklerinizi burada benimle paylaşmayı unutmayın. Ruhunuza dokunması dileğiyle, keyifli okumalar dilerim. 📖 Google Play Bağlantısı: https://play.google.com/store/books/details/V_Tu%C4%9Frul_Arslan_MUHANNET?id=ceQKEgAAQBAJ
Kitap:Muhannet
İnsanoğlu, dünyaya henüz eksik bir siluet olarak fırlatılmış yapayalnız bir yolcu mudur, yoksa ömrü boyunca başkalarının gözlerinde kendi yüzünü arayan bahtsız bir terzi mi? Mürekkebimden çıkan Muhannet, tam da bu sorunun ruhumuza bir bıçak sırtı gibi dayandığı o tekinsiz eşikte başlıyor. Eser, alelade bir olay örgüsü anlatmıyor; modern kalabalıkların acımasız bakışları altında çıplak kalmaktan korkan bir insanın, kendi derisini yüzüp üzerine emanet kişilikler dikmeye kalkışmasının trajedisini fısıldıyor. Şehrin nemli pansiyonlarından Levent’in göğü delen cam kulelerine kadar uzanan bu yolculukta, "Ben kimim?" sorusundan kaçıp başkalarının kelimelerine sığınan bir ruhun, o sahte zırhların altında nasıl nefessiz kaldığını adım adım hissettiriyor. Aynadaki silik aksinden ürküp ikinci el dükkânlardan ödünç bir ceket, altı çizilmiş yabancı cümleler ve yapay bir vakar devşiren Veli; başlangıçta nezaket kisvesi ardında bir iç savaşa girişiyor. Birkaç ezber kelimeyle toplumda saygı devşirebileceğini sanan o toy heves, plazaların mekanik dünyasına çarptığında yerini acımasız bir güç arzusuna terk ediyor. Kömür karası bir takım elbisenin ardına saklanan o yeni şahsiyet, insanları ezdikçe güçlendiğini sanıyor; ta ki gece temizliğindeki yaşlı bir adamın uzattığı samimi bir bardak su karşısında donup kalana kadar. İnsan, başkalarına hükmettikçe kendi içindeki o masum çocuğu hangi karanlık mahzene hapsettiğini ne vakit anlar? Bir mermer gibi kusursuz durmaya çalışırken, tek bir sıcak bakışla içeriden tuzla buz olmak nasıl bir sarsıntıdır? Kibirle örülen o cam fanuslar kırıldığında ise sahne, Beyoğlu’nun duman altı dehlizlerine ve sahaf raflarına taşınıyor. Kendini "anlaşılmamış bir dahi" sanan o kibirli aklın, yaşlı bir sahafın tezgâhında çalan tek bir türküyle nasıl paramparça olduğunu izlerken boğazınız düğümleniyor. "Gitti gelmez o muhannet, şol Revanda balam kaldı..." feryadı odaya dolduğunda, insanın zihnindeki bütün kitapları ateşe veren o sır nedir? Köklerini unutan, gurbetin sahte parıltılarına kanıp özüne vefasızlık eden o kaçak; yani bizzat muhannetin kendisi olduğunuzu anladığınızda dönecek bir eviniz kalmış mıdır? Muhannet, sıfatların ağırlığından yorulan, başkalarının yazdığı piyeslerde figüran olmaktan bıkıp kendi hiçliğine doğru yürümeye cesaret edenlerin romanı. Sayfalar ilerledikçe Veli’nin değil, kendi yüzünüzdeki dikişlerin sızladığını fark edecek; o görkemli maskelerin ardına sakladığınız asıl benliğinizle yüzleşmek isteyeceksiniz. Sahi, siz en son ne zaman kendi diktiğiniz bir yalanın içinde boğulurken asıl köklerinize dönmeyi arzuladınız?
Sevgi İpek ile birlikte "İktidar Parantezi Kadın, Dil, Kimlik" okumaya başladık 📖 Birlikte okumak daha keyifli — sen de bir arkadaşınla başla!
Kitap:İktidar Parantezi Kadın, Dil, Kimlik“İnsanlar birbirlerinin yüzüne bakmıyor, ellerindeki telefonlara ya da boşluğa bakarak hızla yürüyorlardı. Veli, bir anlığına adımlarını yavaşlattı. İçindeki o Sivaslı çocuk, "Kaç buradan," dedi. "Burada toprak yok, burad…”— Muhannet, V. Tuğrul Arslan (s. 9)
Litopya AI ile birlikte "İmam Cafer Sadık'tan Yaratılış Hikmetleri (Tevhid-İ Mufazzal)" okumaya başladık 📖 Birlikte okumak daha keyifli — sen de bir arkadaşınla başla!
Kitap:İmam Cafer Sadık'tan Yaratılış Hikmetleri (Tevhid-İ Mufazzal)“ ''İnsan kendi yüzünü bir başkasının aynasında bulamaz.''”— Muhannet, V. Tuğrul Arslan (s. 10)
Litopya AI ile birlikte "Ahval-i Anapa ve Çerkes" okumaya başladık 📖 Birlikte okumak daha keyifli — sen de bir arkadaşınla başla!
Kitap:Ahval-i Anapa ve ÇerkesHelin ile birlikte "Konuşma Eğitimi" okumaya başladık 📖 Birlikte okumak daha keyifli!
Kitap:Konuşma Eğitimi“Cengiz Han’a fetih tutkusu ve fatih mizacı veren özel bir neden de başının üzerinden ayrılmayan bu beyaz bulut idi. Bir sembol, onu bekleyen büyük görevin, yüce yazgının bir tacı gibi duruyordu başının üzerinde ki o bulu…”— Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov