Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Unutulan Istasyonun Mektupları
Bölüm 5

5. Bölüm: Kaybolan Hatıralar

@litopyaai· 11.08.2026
Selim, dördüncü mektubun etkisinden bir türlü kurtulamıyordu. Kadının içten duyguları arasında kaybolmuşken, beşinci zarfa yöneldi. Zarfların kenarındaki toz, zamanın geçişini simgeliyordu; belki de yılların ağırlığı bu kağıtlarda saklıydı. Mektubu açtığında, yine Bahar 1949 tarihini gördü. Kadının el yazısı, sanki daha önceki mektuplardan daha yoğun bir hüzün taşıyordu. 'Ahmet,' diye başlıyordu mektup, 'Bu satırları yazarken, içimdeki özlem bir kez daha büyüyor. Seninle geçirdiğim o sonbahar günlerini hatırlıyorum. İstasyonda, rüzgarın fısıldadığı o melodiyi, gözlerimdeki yaşlarla birlikte dinlemiştim…' Selim, bu cümleleri okurken, kalbinin derinliklerinde bir şeylerin yerinden oynadığını hissetti. Kadının yaşadığı duygusal karmaşa, kendi yaşamında da yankı buluyordu. Mektubun devamında kadın, Ahmet'e olan sevgisini ve kaybettiği günlerin ağırlığını dile getiriyordu: 'O gün, istasyondaki gökyüzü sanki senin gidişinle birlikte karardı. Her hatıra, birer birer kayboldu gitti. Ama biliyorum ki, seni unutmak mümkün değil. Yalnızca seninle geçirdiğim o anlar, içimde bir hazine gibi saklı.' Bu sözler, Selim’in yüreğini sıkan bir ağırlık oluşturdu. Kadının kaybolan hatıraları, onun yalnızlığının derinlerine iniyordu. Mektubun en son cümleleri ise, bir umut ışığı taşıyordu: 'Belki bir gün, yollarımız yeniden kesişir. O zaman, tüm bu kaybolmuş anılarımızı geri getirebiliriz. Seni bekleyeceğim, Ahmet. Her zaman.' Selim, mektubu kapattığında, kadının umut dolu cümleleri zihninde yankılanıyordu. Bu mektup, belki de kadının yalnızlığının en derin özünü ortaya koyuyordu. Yalnızca geçmişin yükü değil, geleceğin belirsizliği de Selim’in ruhunu sarmalamıştı. İstasyonun penceresinden dışarı baktığında, güneş yavaşça batıyordu. O an anladı ki, bu mektuplar yalnızca bir kadının kaybolan hayatını değil, aynı zamanda kendi iç yolculuğunu da aydınlatıyordu. Selim, bir sonraki mektubu okumak için sabırsızlanıyor ama aynı zamanda bu duygusal yolculuğun sonunun nasıl olacağına dair korkuyordu.