Saplantı Adı Altında Boşluk
Kitap, saplantılı ilişkilerin karmaşıklığını işleyeceğini vaat ediyor ama sonunda karakterlerin bu obsesyonlarını haklı çıkarmaktan öteye gemiyor—sanki tutkunun yıkıcı yanını göstermek yerine, onu romantikleştiriyor. Hamel'in ana karakter için kurduğu iç yolculuk da pek inandırıcı değil; karakterin kendini keşfetme süreci çok yüzeysel kalıyor, adeta yazarın da ne dediğini bilmediği bir karmaşa içinde ilerliyor. Eğer kitaptan sağlıklı olmayan ilişkilerin psikolojisine dair derinlikli bir analiz bekliyorsanız, burada sadece dramatik duygusallık bulursunuz.






