Etkileyici
Türünün en iyilerinden biri kesinlikle.
Bu kitap yenidoğan bebekler ayaklanıp da ortalığı birbirine katana kadar geçen süreçte anneleri rahatlatacak tavsiye ve bilgiler içerir. Hiçbiri doktor tavsiyesi yerine geçmez, zaten doktorlar da genelde böyle şeyler söylemez. Ş. Ç. Bu kitapta yazanlar Tuna, Mete ve Name’yle birlikte öğrendiklerimdir. Sütüm gelmeyip de kendimi çaresiz hissettiğimde, bebek sesine uyanıp da nasıl susturacağını bilemediğim gecelerde, o gecelerin uykusuz sabahlarında, doğum kilolarım dolayısıyla kendimi çok çirkin hissettiğim anlarda, bakıcı ararken, kreş bakarken, ek gıda sürecinde, hastalıklarında, hastane odalarında, çocuk büyütürken neyi, ne zaman, nasıl yapmam gerektiğini bilmediğim zamanlarda hep bana anlayışla gülümseyip “geçer” diyecek bir el hissetmek istedim sırtımda. Sen de bu kitabı, böyle anlarda ihtiyacın olacak o el olarak algıla… Bizden bir iki nesil önceki o annelerle bizi kıyaslamaktan kendimi alamıyorum. Çoğu zaman kendi çocukluğumla modern dünya arasında sıkışıp kaldığım anlar oldu. Sonra en doğrusunun içimden ne geliyorsa, en doğru gördüğüm neyse o olacağına kanaat getirdim. Hala çocuklarla ilgili bir sorunla karşılaştığımda uzmanlar ne diyor bir ona bakıyorum, babaannem-anneannem ne diyor bir de onlara danışıyorum, sonra bir de kalbime soruyorum, sen ne dersin diye. Öyle demeyin, annelerin kalbi konuşur. Benimki konuşuyor ve şimdi şunları söyledi: Söyle o yeni annelere, sakin olsunlar ve tadını kaçırmasınlar. Çocuk yapmanın da bakmanın da... Şermin Çarkacı – Kitabın Yazarı Yazarın yaklaşımını çok sevdim, anlatış tarzını da. Örnekler güzel. Keşke ben de böyle bir kitapla karşılaşsaydım anne olmadan önce ya da olduktan hemen sonra... Bence anne olmayı düşünenlere hediye edilecek çok hoş bir kitap. Ayşe Butcher - İngilizce Öğretmeni / Kıdemli Anne Çok beğendim, eğlendim. Doğum öncesi okusaydım bilgilendirici de olurdu. Alanında parlak ve farklı bir kitap olmuş. Bu kitabı yeni annelere hediye edip onların da benim gibi güldüklerini görmek isterim. Nilay Dalyan – Şehir Plancısı / Yeni Anne
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Başlarım Şimdi Anneliğe, bir kadının anne olma yolculuğundaki deneyimlerini ve gözlemlerini içeren samimi bir eser. Şermin Yaşar, bu kitapta anneliğin getirdiği sorumlulukları, sevinçleri ve zorlukları derinlemesine ele alır. Kitap, anne adaylarının karşılaştığı endişeleri, toplumsal beklentileri ve kendi kimlikleriyle olan çatışmalarını cesurca dile getirir. Yazar, okuyucularına anneliğin sadece bir görev değil, aynı zamanda bir kimlik ve yaşam tarzı olduğunu hatırlatır. Annelik yolculuğunda, okuyucuları cesaretlendirirken, onların kendi deneyimlerini de sorgulamalarına olanak tanır. Şermin Yaşar, bu eserinde, anneliğin duygusal derinliği, toplumsal baskılar ve aile içindeki dinamikler üzerine düşündürerek, herkesi kendi iç dünyasına bir yolculuğa çıkarır.
Başlarım Şimdi Anneliğe, annelik temasını merkezine alarak, aile ilişkilerinin derinliğine ve dinamiklerine ışık tutmaktadır. Yazar Şermin Yaşar, anneliğin getirdiği sorumluluklar, zorluklar ve mutluluklar üzerinden kadınların yaşamındaki dönüşümü ele alır. Kitap, anne olmanın sadece bir biyolojik süreç olmadığını, aynı zamanda duygusal, sosyal ve psikolojik bir yolculuk olduğunu vurgular. Bu bağlamda, annelik deneyimi, annelerin kendi kimlikleriyle nasıl yüzleştiklerini ve toplumsal beklentilerle nasıl başa çıktıklarını sorgulamalarını sağlar. Yaşar, okuyucularına, annelik yolculuğunda kendilerini bulmaları ve bu süreçteki çeşitli duygusal durumlarla yüzleşmeleri için cesaret aşılar.
Bu kitapta belirgin bir karakter analizi yapılmamaktadır; zira yazar, annelik deneyimini bireysel karakterlerden öte, toplumsal bir olgu olarak ele alır. Ancak, Yazar'ın kendisi, okuyucularla kurduğu samimi üslup ve içtenlik ile karakter gibi bir varlık haline gelir. Okuyucular, onun deneyimlerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak kendilerine birer karakter inşa ederler. Annelik duygusunu, sevinçlerini ve kaygılarını paylaşarak, her bir okuyucu kendi annelik yolculuğunda kendini bulur. Bu bağlamda, yazarın üslubu, okuyucunun içsel yolculuğunu tetikleyen bir ayna işlevi görmektedir.
Kitap, anneliğin psikolojik boyutunu derinlemesine ele alarak, anne adaylarının yaşadığı kaygılar, beklentiler ve duygusal dalgalanmalar üzerinde durur. Annelik, bireylerin kimliklerini yeniden şekillendirdiği bir süreçtir ve bu süreçte yaşanan çelişkiler, psikolojik olarak derin izler bırakabilir. Şermin Yaşar, okuyucularının bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettirerek, anneliğin getirdiği yüklerin üstesinden gelme yollarını keşfetmelerine yardımcı olur. Kitap, annelik yolculuğundaki duygusal dalgalanmaların, kadınların psikolojik sağlığına olan etkilerini gözler önüne sererken, okuyucuların kendi iç dünyalarındaki çatışmaları anlamalarına yönelik bir perspektif sunar.
Başlarım Şimdi Anneliğe, annelik kavramının felsefi boyutlarına da değinmektedir. Yazar, anneliğin sadece fiziksel bir varoluş değil, aynı zamanda bir varoluş biçimi olduğunu vurgular. Annelik, bireylerin toplumsal rollerini, kimliklerini ve varoluşsal sorgulamalarını şekillendiren bir deneyimdir. Şermin Yaşar, okuyucularını annelik üzerine düşündürerek, toplumsal normların, beklentilerin ve bireysel özgürlüklerin çatışmasına dair derin bir sorgulama sunar. Bu bağlamda, annelik, sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda bir anlam arayışıdır. Yazar, okuyucularını bu felsefi derinlikte bir yolculuğa çıkararak, anneliğin yaşam felsefesi üzerindeki etkilerini tartışmaya açar.
Annelik, tarih boyunca toplumların temel yapı taşlarından biri olmuştur. Şermin Yaşar, kitapta bu tarihsel arka plana atıfta bulunarak, anneliğin değişen anlamını ve toplum içindeki yerine dair önemli gözlemler sunar. Farklı dönemlerde annelik rolü, toplumsal normlara, ekonomik koşullara ve kültürel değerlere göre farklılık göstermiştir. Bu kitap, geçmişten günümüze anneliğin evrimine dair izler taşırken, aynı zamanda modern dünyadaki annelerin karşılaştığı zorlukları da gözler önüne serer. Annelik kavramının tarihsel süreçte nasıl şekillendiği ve bugünkü anlamının nasıl oluştuğu üzerine düşündürerek, okuyucularına daha derin bir anlayış kazandırır.
Bu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Türünün en iyilerinden biri kesinlikle.
Kahve eşliğinde sabah okumalık kitap. Hafif ama dolu.
Bazı bölümleri sürekli okumak istedim, bazıları biraz sıkıcıydı.
Yazarın diğer kitaplarını da merak ettirdi.
Konusu güzel ama bence biraz uzun tutulmuş.
İçerik eklemek için giriş yap.
““Gelişmiş, uygar ülkelerde oyuncaklar çocuklara hayalleri güçlensin diye alınırken, geri kalan ülkelerde oyalansın diye verilir. Oyuncakları çocuklarına hayalleri büyüsün diye alan ülkeler dünya yönetiminde söz sahibi olurlarken, oyuncakların önemini anlayamayan, küçümseyen toplumlar onların kapılarında oyalanmaya mahkumdur.””
“Parayı ver, arkadaşlık yap, paranın hükmü bitince sen sağ ben selamet…”
İçerik eklemek için giriş yap.
Annelik kavramı, bireylerin kimliklerini nasıl etkiler ve bu süreçte yaşanan zorluklar nelerdir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Aynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri
““Gelişmiş, uygar ülkelerde oyuncaklar çocuklara hayalleri güçlensin diye alınırken, geri kalan ülkelerde oyalansın diye verilir. Oyuncakları çocuklarına hayalleri büyüsün diye alan ülkeler dünya yönetiminde söz sahibi olurlarken, oyuncakların önemini anlayamayan, küçümseyen toplumlar onların kapılarında oyalanmaya mahkumdur.””
“Akşama kadar sokakta oynuyorduk. Yere düşen bir bisküviyi üfleyerek yiyebiliyorduk.”
““Gelişmiş, uygar ülkelerde oyuncaklar çocuklara hayalleri güçlensin diye alınırken, geri kalan ülkelerde oyalansın diye verilir. Oyuncakları çocuklarına hayalleri büyüsün diye alan ülkeler dünya yönetiminde söz sahibi olurlarken, oyuncakların önemini anlayamayan, küçümseyen toplumlar onların kapılarında oyalanmaya mahkumdur.””
“Parayı ver, arkadaşlık yap, paranın hükmü bitince sen sağ ben selamet…”
“Parayı ver, arkadaşlık yap, paranın hükmü bitince sen sağ ben selamet…”
“Akşama kadar sokakta oynuyorduk. Yere düşen bir bisküviyi üfleyerek yiyebiliyorduk.”
“Akşama kadar sokakta oynuyorduk. Yere düşen bir bisküviyi üfleyerek yiyebiliyorduk.”