Sade Dil, Boş Hikaye
Keegan'ın minimalist dili çok övülüyor ama bence burada sadece 'az söylemek' ile 'anlamlı söylemek' arasındaki fark göz ardı edilmiş — kitap o kadar sıkıcı bir sessizliğe batıyor ki, karakterlerin iç dünyasına hiç giremiyorsun, sadece dışarıdan izliyorsun. Noel öncesi kasaba atmosferi ve sosyal eleştiri potansiyeli varken, anlatım bu potansiyeli boşa harcıyor; her sayfada 'önemli bir şey olacak' hissine kapılıyorsun ama hiç olmadığını anlayınca hayal kırıklığı çok daha derinden batıyor.









