Erbaş'ın Kırılgan Benliği
Erbaş'ın bu ciltinde kendini çok çıplak halde buluyor insan — acı ve yalnızlığı kişileştiriyor, onlarla konuşuyor, hatta tartışıyor adeta. Şairin "ben"i hiç sabit değil, bir an çocuklaşıyor, sonra ölümlü bir varlık olmanın farkındalığına uyanıyor, sonra sevdiği birinin yokluğunun ağırlığını taşıyor. Bu değişkenlik bazen çok etkileyici oluyor, özellikle ölüm ve sevgi arasında gidip gelen yerlerde, ama ara sıra kendini tekrar ediyor gibi hissettiriyor, aynı duyguyu farklı görüntülerle anlatmak çabaladığı an. Yine de Vakıflı Köyü'nden deniz kıyısına giden o yolculuğu takip etmek, Erbaş'ın kırılgan benliğinin nasıl bir başka varlık tarafından dönüştürüldüğünü görmek hoş — ama tüm kitaptan çok bu anlara takılıp kaldığım için tam bir bütün olarak hissetmedim kendimi.


















