Farklı şiddet biçimlerini, cinsiyet ve cinsel kimlikleri içinde barındıran toplumsal cinsiyet temelli şiddetin azaltılması son kertede de onu ortaya çıkaran toplumsal koşulların ortadan kaldırılabilmesi başta sivil toplum olmak üzere farklı alanlardan farklı kurum ve disiplinlerin işbirliği içerisinde geliştireceği ve pratiğe dökeceği uygulamalarla mümkün olacaktır. Bu işbirliğinin başarılı olabilmesi için toplumsal cinsiyet temelli şiddetin, yaşamın çeşitli alanlarındaki görünümlerinin ve farklı aktörlerin toplumsal cinsiyet temelli şiddeti nasıl deneyimlediklerinin ortaya konması önem arz etmektedir. Elinizdeki kitapta, Akın Demiral, Aylin Görgün Baran, Bahar Araz, Derya Güler Aydın, Burcu Hatiboğlu Kısat, Canan Koca, Gizem Pehlevan, İlknur Yüksel-Kaptanoğlu, Özge Sanem Özateş Gelmez, Selda Taşdemir Afşar ve Semahat Dicle Maybek'in çalışmaları yer almaktadır. Yazarlar çalışmalarıyla spordan sanata, iktisattan sosyal hizmete, hukuktan sosyolojiye uzanan farklı uğraklarda şiddeti ortaya çıkartan, normalleştiren ve süreğen hale getiren, hatta bu şiddetin üstünü örten toplumsal eşitsizlikleri tartışmaya açarak toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadelenin olanaklarını gözler önüne sermeye çalışmaktadır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Dalgaları Aşmak, toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadelenin çeşitli yüzlerini sistematik bir şekilde incelemektedir. Kitap, şiddetin tanımından başlayarak, bunun toplumda nasıl meşrulaştırıldığını, normalleştirildiğini ve kurumsal düzeyde nasıl devam ettirildiğini göstermektedir. Aile içi şiddet, iş yerinde cinsel taciz, sokak şiddeti ve dijital ortamda yaşanan şiddet gibi farklı bağlamlar ele alınmaktadır. Eser, şiddetin bireysel etkileriyle beraber toplumsal sonuçlarını da tartışmakta, mağdurların yaşadıkları travmaları ve iyileşme süreçlerini incelemektedir. Aynı zamanda hukuki çerçeve, kurumsal mekanizmalar ve sosyal destek sistemlerinin yeterliliğini sorgulamaktadır. Kitap, şiddetle mücadelede bireysel direniş, toplumsal örgütlenme ve politika değişikliklerinin önemini vurgulamaktadır.
Kitap, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin çok boyutlu yapısını ve bu şiddetle mücadelenin karmaşık yollarını merkeze alır. Kadınlara karşı şiddetin sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuki boyutlarını analiz ederek, mevcut sistemlerin bu şiddetin devamını nasıl kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır. Aynı zamanda bireysel travmalardan toplumsal dönüşüme kadar uzanan mücadele süreçlerini inceleyerek, şiddetle başa çıkmanın sadece bireysel değil kolektif bir çaba olduğunu vurgular. Eserinde umut ve direniş, dayanışma ve sosyal değişim temaları öne çıkmaktadır.
Kitapta teorisyen ve araştırmacı olarak yazarlar Özge Sanem Özateş Gelmez ve Selda Taşdemir Afşar, bilimsel bir yaklaşımla konuyu ele almaktadırlar. Eser, şiddetin mağdurlarının hikayelerini, tanıklarını ve direniş gösterenlerin deneyimlerini merkeze almakta, onların seslerini akademik çerçevede duyurma çabasını yansıtmaktadır. Yazarların perspektifi, empati ile analitik düşünceyi birleştirerek, sosyal adalet için çalışan bir bilimci duruşunu sergilemektedir.
Psikiyatrik açıdan bakıldığında, kitap şiddetin mağdurlarında oluşturduğu travmatik etkileri, PTSD, anksiyete ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarını detaylı olarak ele almaktadır. Yazarlar, şiddetin sadece fiziksel yaralanmalar değil, derin psikolojik izler bıraktığını göstermektedir. Ayrıca şiddet döngüsünün nasıl kuşaktan kuşağa aktarıldığını ve intergenerasyon travmasının etkilerini incelemektedir. Iyileşme sürecinin karmaşıklığı, sosyal destek mekanizmalarının rolü ve psikolojik müdahalelerin gerekliliği vurgulanmaktadır.
Felsefi açıdan, kitap insan onuru, özerklik ve adalet kavramlarını sorgulamaktadır. Şiddetin varlığı, toplumun temel etik değerlerinin ihlal edildiğini göstermekte ve bu durumun nasıl düzeltileceği sorusunu ortaya koymaktadır. Yazarlar, patriarkal sistemin felsefi temellerini sorgulamakta, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sadece siyasi değil aynı zamanda etik ve felsefi bir gereklilik olduğunu savunmaktadırlar. Direniş ve dayanışmanın felsefi anlamı, birlikte yaşamanın koşulları ve sosyal adaletin mümkünlüğü tartışılmaktadır.
Kitap, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin tarihsel köklerini ve evrimini incelemektedir. Patriarkal yapıların tarihsel gelişimi, kadın haklarının mücadelesi ve şiddet karşıtı hareketlerin zaman içindeki değişimini göstermektedir. Türkiye'deki cinsiyet temelli şiddetin sosyo-tarihsel bağlamı, modernleşme süreci ve toplumsal dönüşümler çerçevesinde analiz edilmektedir. Hukuki reformlar, uluslararası anlaşmalar ve sosyal politikaların tarihsel gelişimi ele alınarak, mücadelenin nasıl şekillendiği gösterilmektedir.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Özge Sanem Özateş Gelmez'in Litopya kataloğunda 3 kitabı bulunuyor. Kitapları 2020-2025 yılları arasında NİKA YAYINEVİ, NOTABENE YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 265 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Araştırma-İnceleme ve Sosyoloji kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Malumun İlanı Kadın Emeğinin Saklı Yüzü: Ev İçi Bakım Emeği” (okur puanı 9.29). Kitabın tanıtımından: “Norm olarak erkeği kabul eden, kadını ve onun emeğini ise değersiz ve ikincil gören cinsiyetçi işbölümünün üretim ilişkilerindeki dönüşümle birlikte tarihsel bir düzlemde biçimlenerek, kadını öncelikli olarak yeniden üretim…” Litopya okurları bu kitaplara 15 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.83.
Özge Sanem Özateş Gelmez sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri