Annelik Korkusu Hiç Bu Kadar Dürüst Olmamıştı
Fallaci'nin bu mektubunu okurken sanki birinin en gizli, en utanç duyduğu düşüncelerine kulak misafiri oldum — ve bu beni derinden sarıştı. Bir kadının "ben bu çocuğu isteyebilir miyim, hakkım var mı?" sorusunu bu denli çıplak, bu denli ağır bir şekilde sorduğunu hiç okumamıştım. Kitap beni öfkelendirdi, ağlattı, sonra sessiz bir yerde kendi anneliğim/çocukluğum hakkında düşündürdü — sanki aynada kendi yüzüme baktığım gibi. Fallaci'nin yazısı o kadar samimi, o kadar kırılgan ki, insan kendini suçlu hissediyor; ama aynı zamanda rahatlıyor, çünkü sonunda biri bu kadar açık konuşabiliyor.



