Balzac'ın Sessiz Çığlığı
Balzac'ın cümleleri öyle yoğun ki, bir ressam tuvalinin üzerine katman katman boya yapması gibi hissettiriyor — her paragrafta bir öncekinin üzerine yeni bir anlam ekleniyor, ta ki sayfanın sonunda baş dönüyor insan. Ama işte orada sorun: bazen bu yoğunluk öylesine koyulaşıyor ki, Frenhofer'in çılgınlığını anlamak yerine onun dilinin çılgınlığında boğulmaya başlıyorsun; yazarın sanat hakkındaki felsefi düşüncelerini takip etmek için sözlüğe bakmak gerekiyor, ve bu da hikâyeden kopmanı sağlıyor.






















