Huzursuzluğun Kitabı, Bernardo Soares adlı bir karakterin gözünden, varoluşsal huzursuzluk ve kimlik sorunları etrafında dönen düşüncelerle dolu bir anlatı sunar. Soares, kendi iç dünyasında kaybolmuş, yaşamın anlamını sorgulayan bir bireydir. Günlük yaşamın sıradanlıkları içinde, bireyin kendi içsel çatışmalarını ve dünya ile olan ilişkisini derinlemesine irdelemektedir. Eser, Soares'ın düşünceleri aracılığıyla, modern insanın yalnızlığı, yabancılaşması ve içsel huzursuzluğu üzerine yoğun bir inceleme yapar. Farklı bölümler ve düşünceler arasında gidip gelen Soares, zaman zaman kendi varoluşunu sorgularken, diğer yandan da insanlığın ortak kaygılarına ve duygularına dair evrensel çıkarımlarda bulunur. Bu bağlamda, Huzursuzluğun Kitabı, hem bireysel hem de toplumsal bir eleştiri niteliği taşır.