““Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.””
İmgede Yeniden Senaryolama (İYS; Imagery Rescripting), geçmişteki olumsuz yaşantıların bellekten geri çağrılıp olumlu yönde yeniden şekillendirilmesini sağlayan etkili bir terapötik tekniktir. Uygulayıcılar için kapsamlı bir kılavuz sunan İmgede Yeniden Senaryolama: Kuram ve Uygulama, bu tekniğin bağımsız bir müdahale olarak veya daha geniş bir tedavi planının parçası olarak nasıl uygulanabileceğine dair net ve iyi düzenlenmiş bir giriş sunmaktadır. Kitap, kişilik bozuklukları ve diğer sorunların tedavisinde imgede yeniden senaryolamanın kullanımını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Kitap, bu tekniğin nasıl uygulanabileceğini çeşitli yönleriyle araştırmakta; imgelemenin güncel sorunlara dair içgörüyü geçmiş olaylar üzerinden nasıl kazanılabileceğini, terapistlerin erken dönemlerde nasıl yeniden senaryolama yapabileceğini ve danışanların terapi ilerlerken kendi imgelerini yeniden senaryolamayı nasıl öğrenebileceğini incelemektedir. Ayrıca İYS'nin gelecekteki tetikleyici durumlara hazırlık amacıyla nasıl kullanılabileceği de tartışılmaktadır. Her adım klinik örneklerle açıklanmış olup uygulamada karşılaşılabilecek zorluklar ile ele alınmıştır. “İmgede yeniden senaryolamanın klinik uygulamaları ve bilimsel durumu hakkında harika ve güncel bir genel bakış. Uygulayıcı, bu kitapta, en güncel içgörülere dayanan çok sayıda uygulama örneği ve ipucu bulacaktır." Arnoud Arntz
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Duygu Tüzün'ün 'İmgede Yeniden Senaryolama Kuram ve Uygulama' adlı eseri, bireylerin geçmiş deneyimlerini nasıl yeniden senaryolaştırabileceğini ele alarak, psikolojik dönüşüm süreçlerini detaylı bir şekilde inceler. Yazar, imgelerin ve metaforların gücünü kullanarak, okuyuculara kendi yaşam senaryolarını değiştirme fırsatı sunar. Kitapta, geçmiş travmaların ve zorlukların nasıl farklı bir perspektiften değerlendirilebileceği ve bu yeni bakış açısının bireylerin psikolojik sağlıkları üzerindeki etkileri anlatılır. Uygulamalı yöntemler ve örnekler sunarak, okuyucuların kendi içsel dünyalarına yönelik keşif yapmalarını teşvik eder. Bu çalışma, psikoloji alanında yenilikçi bir yaklaşım sunarken, bireylerin kendilerini yeniden tanımlamalarına olanak tanır. Sonuç olarak, kitap, bireylerin yaşamlarına yeni anlamlar katmalarına yardımcı olmayı hedefler.
Kitap, imgede yeniden senaryolama kavramını derinlemesine incelerken, bireylerin içsel dünyalarında nasıl dönüşüm yaşadıklarını araştırır. Duygu Tüzün, psikolojik süreçleri ve bireylerin kendilerini yeniden yapılandırma yollarını ele alarak, okuyucusuna yeni bakış açıları sunar. Bu süreçte, bireylerin geçmiş deneyimlerini nasıl yeniden yorumladıkları ve bu yorumların psikolojik sağlıkları üzerindeki etkileri üzerinde durulur. Kitap, bireylerin yaşadığı travmaların ve zorlu deneyimlerin birer senaryo gibi ele alınarak, bu senaryoların nasıl değiştirilebileceğine dair pratik önerilerde bulunur. Tüzün, okuyucunun hem içsel hem de toplumsal bağlamda kendini keşfetmesine olanak tanırken, imgelerin gücünü kullanarak bireylerin yaşamlarına yeni anlamlar katmalarını teşvik eder.
Kitap, karakter odaklı bir anlatım sunmamakta, daha çok bireylerin psikolojik durumlarını ve deneyimlerini incelemektedir. Duygu Tüzün, okuyucuların farklı senaryolar üzerinden kendi karakterlerini ve içsel çatışmalarını anlamalarına yardımcı olmayı amaçlar. İmgeler ve senaryolar aracılığıyla bireylerin kendi kimliklerini yeniden inşa etme süreçleri, karakter analizinin temelini oluşturur. Bu bağlamda, okuyucuların kendi içsel diyaloglarını ve psikolojik durumlarını keşfetmeleri teşvik edilir. Her bireyin kendine özgü karakter yapısı, kitabın sunduğu yöntemlerle yeniden şekillendirilebilir.
Kitap, bireylerin psikolojik durumlarını anlamalarına yardımcı olmak için imgeleri ve senaryoları bir araç olarak kullanır. Duygu Tüzün, geçmiş deneyimlerin bireylerin psikolojik sağlığı üzerindeki derin etkilerini vurgularken, bu deneyimlerin yeniden senaryolaştırılması gerektiğini savunur. Psikoloji açısından, bireylerin yaşadığı travmaların ve zorlukların zihinsel ve duygusal sağlıkları üzerindeki etkileri, yeniden yazma süreciyle hafifletilebilir. Bu bağlamda, okuyucular, kendi içsel çatışmalarını ve duygusal yaralarını iyileştirmek için pratik yöntemler keşfederler. Bu süreç, bireylerin kendilerini daha iyi anlamalarına ve psikolojik olarak daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine yardımcı olur.
Kitap, bireylerin yaşamlarını yeniden senaryolaştırma sürecinde, insanın varoluşsal sorularıyla da yüzleşmesini teşvik eder. Duygu Tüzün, bireylerin geçmişten nasıl ders çıkarabilecekleri ve bu dersleri nasıl geleceğe taşıyabilecekleri üzerine derin bir felsefi tartışma sunar. İmgeler, bireylerin kimliklerini ve yaşamlarını yeniden şekillendirmek için birer araç haline gelirken, bu süreçte insanın özünü keşfetmesi gerektiği vurgulanır. Gerçeklik ve algı arasındaki ilişki, bireyin kendi senaryosunu yazarken karşılaştığı felsefi bir engel olarak ele alınır. Bu bağlamda, okuyucular, kendi yaşamlarında anlam arayışına ve varoluşsal sorgulamalara yönlendirilir.
Kitap, psikoloji alanında imgelerin ve senaryoların kullanımı üzerine tarihsel bir bağlam sunar. Psikoloji tarihinde, bireylerin içsel dünyalarını anlamak için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. İmgelerde yeniden senaryolama, bu yöntemlerin bir uzantısı olarak ortaya çıkar. Geçmişten günümüze, bireylerin yaşadıkları travmaların ve zorlukların psikolojik sağlıkları üzerindeki etkileri üzerine yapılan çalışmalar, Tüzün'ün ele aldığı temalarla paralellik gösterir. Psikolojik kuramların evrimi ve imgelerin bireylerin deneyimleri üzerindeki etkileri, kitabın tarihsel çerçevesini oluşturur. Bu bağlamda, okuyucular, psikoloji alanındaki bu dönüşüm süreçlerini daha iyi anlayarak, kendi yaşamlarına uygulayabilirler.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
““Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.””
“Neredeyse herkes bir şeyleri zihninde canlı bir şekilde imgelemeyi başarır. Sağlıklı yetişkinlerin yalnızca yüzde iki ila üçünün zihinsel imgeler üretemediği bilinmektedir (Holmes,2015: Isaac ve Marks, 1994).”
“Neredeyse herkes bir şeyleri zihninde canlı bir şekilde imgelemeyi başarır. Sağlıklı yetişkinlerin yalnızca yüzde iki ila üçünün zihinsel imgeler üretemediği bilinmektedir (Holmes,2015: Isaac ve Marks, 1994).”
İçerik eklemek için giriş yap.
Kitapta sunulan imgeler ve senaryolar, bireylerin kendi yaşamlarını yeniden yazmalarına nasıl katkı sağlar?
Kitapta sunulan imgeler ve senaryolar, bireylerin kendi yaşamlarını yeniden yazmalarına nasıl katkı sağlar?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Litopya kataloğunda Sevinç Göral Alkan imzalı tek kitap yer alıyor: “İmgede Yeniden Senaryolama Kuram ve Uygulama”. Kitap 2024 yılında NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK etiketiyle yayımlandı. 290 sayfa. İnceleme kategorisinde yer alıyor. Kitabın tanıtımından: “İmgede Yeniden Senaryolama (İYS; Imagery Rescripting), geçmişteki olumsuz yaşantıların bellekten geri çağrılıp olumlu yönde yeniden şekillendirilmesini sağlayan etkili bir terapötik tekniktir. Uygulayıcılar için kapsamlı bir…” Litopya okurları bu kitaba 10 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.00.
Sevinç Göral Alkan sayfasının tamamı““Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.””
“İmgeleme sırasında otobiyografik bellek temel rol oynar.Zihinsel imgeler, hafızamızda depolanmış bileşenlerden oluşturulur. Bununla birlikte, otobiyografik olayların hatırlanmasına zihinsel imgeler eşlik eder.Başka bir deyişle, insanlar hatırladıklarında imgeleme yaparlar ve hayal ettiklerinde hafızalarını kullanırlar (Conway ve Loveday, 2015).Zihinsel imgeler sadece geçmişle ilgili olmak zorunda değildir; geleceğe yönelik de olabilirler ve istemli bir şekilde oluşturulabilirler (planlanan bir tatil ile ilgili hayal kurmak gibi) ancak bazen de istemsiz olarak ortaya çıkabilirler (travma sonrası stres bozukluğundaki (TSSB) zorlayıcı yeniden yaşantılama gibi). Yani imgelemenin; gündüz düşleri, kâbuslar ve güzel hayaller gibi farklı biçimleri olabilir.”
““Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.””
“Neredeyse herkes bir şeyleri zihninde canlı bir şekilde imgelemeyi başarır. Sağlıklı yetişkinlerin yalnızca yüzde iki ila üçünün zihinsel imgeler üretemediği bilinmektedir (Holmes,2015: Isaac ve Marks, 1994).”