Elinizdeki kitap, erkeklerin erkek olma mücadelelerini ya da bu erkeklikten çaresizce kaçma çabalarını da içeren bir biçimde, erkek(lik)le ilgili hem Türkiye hem de dünya medyasından çeşitli örnekleri ele alan çalışmaları bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Erkeklerin erkeklikle yüzleşmesine olanak sağlaması beklenen bu editör kitap çalışmasında, editör, erkek ve erkeklik sorunsalı bağlamında ve sırasıyla, dergi, gazete, televizyon, sinema, radyo, reklam ve internet gibi alanları kapsayacak bir şekilde, medyada erkek(lik) nasıl inşa ediliyor? erkekliğe ilişkin kurgular nasıl değişiyor? ya da değişiyor mu? kadınlar ve diğer erkekler ile erkek özne arasında nasıl bir ilişki kuruluyor? medyadaki hegemonik erkek(lik) temsilleri izler kitleye-hedef kitleye ne(ler) söylüyor? sorularına yanıt aramak için kitap bölümlerinin, hegemonik erkekliğin söylemsel anlamına ve erkek bedenine odaklanmasını istemiştir. Aynı zamanda, medya metinlerini, imajları ve medyanın biçimsel-anlatısal inşasını çalışmanın merkezine alarak, hegemonik erkeğe ve erkekliğe ilişkin söylem üreten düzeni ya da ortamı deşifre etmesini, medyada temsil edilen (hegemonik) erkek tiplerinin ya da erkeklik biçimlerinin, yine medya tarafından nasıl desteklendiğinin, onaylandığının, yüceltildiğinin ve meşrulaştırıldığının ortaya konulmasını arzu etmiştir. Ayrıca, bu kitabın bütünü, Türkiye’de görece sınırlı sayıdaki erkek(lik) çalışmalarına bir yenisini eklemek ve erkek(lik) çalışmaları perspektifinden çeşitli çözümlemeler (çerçeveleme çözümlemesi, nitel ve nicel içerik çözümlemesi, eleştirel söylem çözümlemesi, Stuart Hall’un kodlama-kodaçımlama modeli bağlamında metin okuması/çözümlemesi, metin tamamlama, derinlemesine görüşme, queer yapısökümü gibi birbirinden farklı yöntem ve tekniklerle) yapabilmek amacıyla ve özellikle medyada temsil, toplumsal cinsiyet ve erkek(lik) çalışmaları gibi alanlarda araştırmalarını sürdüren ve farklı disiplinlerde çalışan akademisyenler tarafından kaleme alınmıştır. İlker Erdoğan
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Medyada Hegemonik Erkeklik ve Temsil, medya aracılığıyla erkeklik kavramlarının nasıl inşa edildiğini ve bu temsillerin toplumsal cinsiyet dinamiklerini nasıl etkilediğini derinlemesine ele alır. Kitap, hegemonik erkekliği, erkeklerin toplumsal yaşamda nasıl bir güç yapısına sahip olduklarını inceleyerek, bu gücün medyada nasıl pekiştirildiğini ve sürdürüldüğünü sorgular. Erkeklik temsillerinin kadınlık temsilleriyle olan etkileşimini de irdeleyerek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kökenlerine ışık tutar. Medyanın, toplumsal normları belirlemedeki rolü, erkeklik ve kadınlık arasındaki güç dinamiklerinin nasıl şekillendiği üzerine önemli tespitlerde bulunur. Bu bağlamda, kitap, hem erkeklerin hem de kadınların medya aracılığıyla nasıl temsil edildiğini, bu temsillerin toplumsal algılar üzerindeki etkisini ve bu algıların bireylerin yaşamlarına yansımasını detaylandırır.
Bu kitap, medyada hegemonik erkeklik kavramını incelerken, toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl şekillendiğini ve güç dinamiklerinin nasıl sürdürülüp yeniden üretildiğini ele alır. Hegemonik erkeklik, erkeklerin toplumsal yaşamda nasıl bir iktidar konumu edindiğini, bu konumun medya aracılığıyla nasıl pekiştirildiğini gösterir. Medya, toplumsal normları ve beklentileri belirleyen güçlü bir mecra olduğundan, erkeklik imajlarının inşasında büyük rol oynar. Kitap, erkeklik temsillerinin kadınlık temsilleriyle olan ilişkisini de sorgulayarak, cinsiyet eşitsizliğinin kökenlerini anlamaya çalışır. Bu bağlamda, erkeklik ve kadınlık arasındaki dinamiklerin nasıl bir etkileşim içinde olduğunu ve bu etkileşimin toplumsal yapıyı nasıl etkilediğini gözler önüne serer.
Bu kitap, belirli karakterlerden ziyade toplumsal cinsiyet rollerini ve bu rollerin medya üzerindeki yansımalarını incelemektedir. Hegemonik erkeklik kavramı, erkeklerin toplumda sahip olduğu iktidar ve ayrıcalıklara vurgu yaparken, aynı zamanda bu yapıların nasıl sorgulanabileceğini de ortaya koymaktadır. Hegemonik erkeklik, sadece bireyler üzerinden değil, toplumsal yapı ve normlar üzerinden şekillenen bir kavramdır. Bu bağlamda, erkekler toplumsal baskılara ve beklentilere göre biçimlenirken, kadınların temsilinde de bu hegemonya belirleyici bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla, kitapta karakter analizi yerine toplumsal yapıların ve cinsiyet dinamiklerinin analizi ön plandadır.
Kitap, medyada hegemonik erkeklik temalarının bireylerin psikolojik durumları üzerindeki etkilerini de ele alır. Hegemonik erkeklik, erkeklerin toplumda sahip oldukları iktidar ve ayrıcalıkların yanı sıra, bu durumun erkeklerin kendilik algıları ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkisini sorgular. Toplumun belirlediği erkeklik standartlarına uymaya çalışan bireyler, içsel bir çatışma yaşayabilirler. Bu durum, erkeklerin duygularını ifade etme biçimlerini kısıtlayabilir ve psikolojik sorunlara yol açabilir. Ayrıca, hegemonik erkekliğin medyada sürekli olarak tekrar edilmesi, erkeklerin kendilerini nasıl tanımladıkları ve toplumsal cinsiyet normlarına uyum sağlama çabaları üzerinde derin bir etki bırakır. Bu bağlamda, kitap, cinsiyet rollerinin bireylerin psikolojik durumları üzerindeki etkilerini anlamak için önemli bir kaynak sunar.
Medya, toplumsal cinsiyet normlarının yapılandırılmasında merkezi bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, kitabın felsefi boyutu, hegemonik erkeklik kavramının toplumsal yapılar üzerindeki etkisi üzerinden şekillenir. Hegemonik erkekliğin varlığı, cinsiyet eşitsizliğini sürdürürken, aynı zamanda bireylerin varoluşsal sorgulamalarını da tetikler. Erkeklerin kendilerini nasıl tanımladıkları, toplumsal normlara uyum sağlama çabaları ve bu süreçte yaşadıkları içsel çatışmalar, felsefi bir tartışma alanı oluşturur. Medya aracılığıyla sunulan erkeklik imgeleri, bireylerin kimlik arayışlarını ve toplumsal rollerini yeniden değerlendirmelerine neden olabilir. Dolayısıyla, kitap, erkeklik ve kadınlık arasındaki ilişkilerin felsefi boyutunu ele alarak, mevcut toplumsal yapıları sorgulama fırsatı sunar.
Medyada Hegemonik Erkeklik ve Temsil, toplumsal cinsiyet rollerinin tarihsel bağlamda nasıl evrildiğini anlamak için önemli bir kaynak niteliğindedir. Tarih boyunca erkeklik, güç, otorite ve kontrol ile ilişkilendirilmiştir. Bu bağlamda, medyanın ortaya çıkışıyla birlikte erkeklik temsillerinin nasıl şekillendiği ve bu temsillerin toplumsal normlarla nasıl etkileşime geçtiği incelenir. Özellikle 20. yüzyıldan itibaren medya, cinsiyet normlarını pekiştiren ve yeniden üreten bir mecra olarak öne çıkmıştır. Bu tarihsel süreç, cinsiyet eşitsizliğine dair derinlemesine bir anlayış geliştirmeyi amaçlar. Kitap, geçmişteki erkeklik temsillerinin günümüzdeki yansımaları ile birlikte, toplumsal cinsiyetin evrimini irdeleyerek, tarihsel bir perspektif sunar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Medyada hegemonik erkeklik temsilleri, toplumsal cinsiyet normlarını nasıl etkiler ve bireylerin kimlik arayışlarını nasıl şekillendirir?
Medyada hegemonik erkeklik temsilleri, toplumsal cinsiyet normlarını nasıl etkiler ve bireylerin kimlik arayışlarını nasıl şekillendirir?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Kolektif, Litopya'da en çok okunan yazarlardan biri. Litopya kataloğunda 39.519 kitabı yer alıyor. Kitapları 5-2026 yılları arasında 0-6 YAŞ YAYINLARI, 1001 Cicek Kitaplar, 10 ADIM YAYINCILIK etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 269 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Çocuk Kitapları ve Ders Kitapları kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “İçindekiler” (okur puanı 8.59). Litopya okurları bu kitaplara 272.886 puan ve 687 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.51.
Kolektif sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri











