Michael Kohlhaas, bir at tüccarı olarak tanınan karakterin, kendisine yapılan haksızlıkların ardından adalet arayışına girmesiyle başlar. Kohlhaas, bir soylunun, ona ait olan iki atı haksız yere alıkoyması üzerine, yasal yollardan hakkını aramaya çalışır. Ancak, karşılaştığı bürokratik engeller ve adalet sisteminin çürümüşlüğü onu intikam arayışına iter. Bu süreçte, Kohlhaas hem kişisel hem de toplumsal çalkantılarla yüzleşir. İntikam arzusu, onu bir öfke sembolü haline getirirken, adaletin peşinde koşarken insanlığını kaybetmesine neden olur. Sonuçta, Kohlhaas’ın hikayesi, bireyin adalet arayışının ne denli trajik sonuçlar doğurabileceğini gösterir. Roman, Kohlhaas’ın kendi adaletini sağlama çabasıyla birlikte, toplumsal adaletsizliklerin acımasız yüzünü de sergiler.