Kadın Karakterlerin İçi Boş Kalıyor
Mürebbiye'nin kadın karakterlerinin kendi aralarında konuştukları sahnelerde bir tür acı gerçeklik var — erkeklere karşı duydukları hayal kırıklığı o kadar derin ki, sonunda sevgi diye bir şeye inanmıyorlar artık. Ama ben bu kızları okurken hep bir boşluk hissettim; Gürpınar onların bu sinik tutumunu çok iyi anlatıyor ama altında yatan yaraları, o kırılan umutları pek derinlemesine görmüyor gibiydi. Karakterler bilge görünüyor ama aslında sadece yaralı, ve yazarın da bunu ne kadar umursamadığını hissettim. Yine de o dönem için kadın deneyimini bu kadar açık şekilde ortaya koymak cesur bir hareket — çelişkili bir kitap, kütüphanede kalmayı hak ediyor ama beni tamamen tatmin etmedi.



































