Gürpınar'ın Ritmi Yakaladığında
Şık'ı okurken fark ettim ki Gürpınar, kişilerin içsel çatışmalarını anlatırken tempo konusunda çok bilinçli davranmış. Kitap hiç yavaşlamıyor, bir sahne diğerine hızlı bir geçişle bağlanıyor ve seni o dönemin İstanbul'unun içinde tutup bırakmıyor. Özellikle ortasına doğru, karakterlerin kararlarının hızlanması ile anlatının akıcılığı öyle bir uyum yakalamış ki, sayfaları çevirmeyi durduramadım. Yazarın bu akıcı dili sayesinde yüz yıl önceki bir hikâye, bugün yazılmış gibi hissettiriyor.






























