Northanger Manastırı, genç Catherine Morland'ın hikayesini anlatır. Catherine, bir arkadaşının davetiyle Bath'a gider ve burada çeşitli sosyal etkinliklere katılır. Hem eğlenceli hem de karmaşık bir sosyal ortamda, Catherine, Henry Tilney ile tanışır ve ona aşık olur. Ancak Catherine'in hayatı, okuduğu gotik romanların etkisiyle şekillenir; bu durum, onun gerçeklik algısını sorgulamasına yol açar. Bath'taki sosyal yaşam, Catherine'in hayal gücünü etkilerken, Northanger Manastırı'na yapılan bir ziyaret, onun hayalindeki gibi bir macera arayışını körükler. Manastırda geçirdiği zaman, Catherine'in hem romantik ilişkisini hem de kendine dair algısını derinleştirir. Sonuç olarak, Catherine, gerçeklik ile hayal arasındaki çizgiyi anlayarak, olgunlaşma sürecine adım atar. Roman, sonunda Catherine’in kendi kimliğini bulması ve gerçek aşkı keşfetmesiyle noktalanır.