Hidâyet'in İnsan Portrelerinin Çelişkili Cazibesine Yakalanmak
Hidâyet'in karakterleri beni en çok rahatsız eden şey, onların tam olarak kim olduklarını asla bilemeyişim — ve bu aslında kitabın en güçlü yönü. Özellikle Aylak Köpek'teki ana karakter, kendi iç çatışmalarıyla bu kadar meşgul ki, okur olarak onun motivasyonlarını çözmek neredeyse imkânsız hissettiriyor bana. Başta bu muğlaklık sinir bozucu geldi, ama daha sonra fark ettim ki Hidâyet tam da bunu yapıyor — insanları tam anlamlandırılmayan, kendi tutarsızlıklarıyla yaşayan varlıklar olarak gösteriyor. Yine de bazı öyküler bu karmaşıklık konusunda çok ileri gidiyor, karakterlerin motivasyonlarından ziyade atmosfere odaklanıyor, ben de bazen onlarla duygusal bir bağ kuramadığım için hikâyeyi tamamlayamıyor gibi hissettim.


















