Sardalye Sokağı, Amerika'nın 1930'lu yıllarında geçen bir hikaye ile başlar. Kitap, yoksul bir mahallede yaşayan insanların yaşam mücadelelerini ve aralarındaki ilişkileri anlatır. Ana karakterler, ekonomik sıkıntılarla boğuşan aileler ve bireylerdir. Steinbeck, bu karakterlerin günlük hayatlarını, hayal kırıklıklarını ve umutlarını gözler önüne serer. Hikayede, bu insanların birbirleriyle olan ilişkileri, çoğu zaman dayanışma ve destek üzerine kuruludur. Ancak, sosyal adaletsizlik ve ekonomik zorluklar, karakterlerin yaşamlarını derinden etkiler. Zamanla, toplumsal normlar ve beklentiler, bireylerin arasındaki bağları zorlar. Kitap, insan doğasının karanlık ve aydınlık yanlarını, dayanışma ve hayal kırıklıklarıyla birlikte ele alarak, okuyucuyu derin düşüncelere sevk eder. Sonuç olarak, Sardalye Sokağı, sadece bir mahalle hikayesi değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve toplumsal yapıların bireyler üzerindeki etkisini gözler önüne seren bir eserdir.