Can'ın sessiz dönüşümü
Barış Bıçakçı'nın Can'ını takip ederken fark ettim ki bu çocuk sadece bir karakter değil, bir kayıp ile şiir arasında sıkışmış bir ruh. Ailesi onu kurtarmaya çalışırken, Can'ın kendi içinde yavaş yavaş gerçekleşen değişimi — ne dramatiğe kaçan ne de kolaya kaçan — çok insan. Karakterin dış dünyadaki sessizliği ile iç dünyasının gürültüsü arasındaki o gerilim, onu çok gerçek kılıyor; yazar Can'ı ne kahraman ne kurban olarak sunmayıp, sadece yaşayan biri olarak bırakması beni derinden etkiledi. Diğer aile üyeleri de öyle, hepsi kendi acılarıyla birbirine dokunmaya çalışan insanlar — bu kadar samimi bir aile portresi, roman içinde çok nadir görüyorum.


















