Sürükleyici
Çok beğendim, bu yıl okuduklarımın en iyilerinden.
İnsanlık, tarihinde ilk defa kendisi dışında muhakeme yapan, yorumlayan ve karar alan bir varlıkla, yapay zekâyla birlikte yaşayacak ve ister istemez bu değişimden önemli ölçüde etkilenecek. İnsanın değişmesi, ilişkide bulunduğu tüm anlam ve bağlamların da değişmesine yol açacak. Gerçeklik algısı değişime uğrayan kişinin, kendisinden başlamak üzere fizik ve metafizik âlemle kurduğu ilişkinin mahiyeti de başkalaşacak. Sahte olan ile sahih olanın iç içe geçmesi, insanın kendine yettiği sanrısı, “teknolojik hipnotizmden teknolojik nihilizme sürükleniş” gibi ihtimalleri doğursa da yine de bu sürecin sunduğu fırsatlar yok mudur? İnsanları sıkça "aklını kullanmaya ve "tefekkür etmeye" teşvik eden İslâm dini çerçevesinde yapay zekânın bugünkü seviyesi ve kısa zamanda gerçekleştirilmesi beklenen yeni versiyonları nasıl değerlendirilebilir? Yapay zekâ kullanımının etik çerçevesini çizmek mümkün müdür? Mahremiyetin ihlali, taraflı algoritmalar, dezenformasyon amaçlı sistemler, epistemik şiddet ve dijital faşizm gibi sorunlara yönelik tedbirler alınabilir mi? İleri teknolojilerin adeta yaratıcılık sıfatlarına sahipmiş gibi görülmesi İslâm felsefesi içinde nasıl cevap bulur? Hac ya da Hicret simülatörleri, namaz benzetim aplikasyonları ibadet hayatımızı dönüştürecek mi? Robot teknolojisinin varlık kazandığı yeni sosyolojik yapıda inanç ile insansı robotların karşılaşması nasıl olacak? Felsefe, ilahiyat ve mühendislik disiplinlerinden zengin bir yazar kadrosu Prof. Dr. Mehmet Bulgen’in editörlüğünde bir araya geliyor ve bu ileri teknolojinin hayatlarımızı tümel boyutta nasıl dönüştüreceğini, İslâm'ın temel ilkelerinin/değerlerinin, yeni teknolojinin kullanımına dair nasıl bir çerçeve çizdiğini tartışıyor.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Yapay Zeka ve İslam, günümüz dünyasında hızla gelişen yapay zeka teknolojisinin İslam düşüncesiyle nasıl etkileşime girdiğini inceler. Doç. Dr. Mehmet Bulgen, yapay zekanın insan hayatındaki rolünü değerlendirirken, İslam'ın bu yeniliklere nasıl bir yaklaşım sergilediğini sorgular. Kitap, öncelikle yapay zekanın doğasını, insan aklının sınırlarını ve dinin bu yeni teknolojik gelişmelere nasıl bir yanıt verebileceğini ele alır. Yazar, insanın yaratılışındaki derin anlamı ve İslami değerlerin bu süreçteki yerini irdeleyerek, okuyucunun yapay zekanın etik ve ahlaki boyutları üzerinde düşünmesini sağlar. Ayrıca, yapay zekanın insan iradesi üzerindeki etkileri ve İslam'ın bu duruma dair sunduğu perspektifler üzerinde durulur. Sonuç olarak, kitap, okuyucuyu hem bilimsel hem de dini bir bakış açısıyla düşünmeye teşvik eden bir metin olarak öne çıkar.
Yapay Zeka ve İslam kitabı, modern teknoloji ile geleneksel inanç sistemleri arasındaki gerilimi ele alır. Yazar, yapay zekanın insan yaşamındaki yerini ve İslam dininin bu yeni gelişmelere karşı tutumunu sorgular. Bu bağlamda, insanın yaratılışı, akıl ve irade kavramları gibi temel İslami değerler üzerinden yapay zeka ile ilişkisini irdeleyerek, okuyucuya derin düşünme fırsatı sunar. Ayrıca, yapay zekanın etik boyutları ve dinî normlarla olan çatışmaları da temalar arasında yer alır. Yazar, bu temalar etrafında dönerek, okuyucunun teknoloji ile din arasındaki dengeyi bulmasına yardımcı olmayı amaçlar.
Bu kitapta karakterler, somut bireyler olarak yer almaktan ziyade, fikir ve kavramlar olarak öne çıkar. Yazar, yapay zekayı temsil eden bir varlık ve İslam düşüncesinin temsilcisi olarak görülen bir figür arasında bir diyalog kurarak, okuyucuya derin düşünceler sunar. Bu karakterler, farklı bakış açılarıyla, inanç ve bilim arasındaki çatışmayı ve uzlaşmayı temsil eder. Ayrıca, yazarın kendi düşünceleri de bir karakter olarak öne çıkmakta; okuyucuya düşünsel bir yolculuk sunma amacı taşımaktadır.
Kitap, yapay zekanın insan üzerindeki psikolojik etkilerini de göz önünde bulundurur. İnsanlar, teknolojinin sağladığı kolaylıkların yanı sıra, bu teknolojilerin insan ilişkilerine ve bireysel psikolojiye olan etkilerini de sorgulamak durumundadır. Yazar, yapay zekanın insanın düşünce biçimini nasıl şekillendirdiği ve bireyin kendini bu yeni dijital dünyada nasıl konumlandırması gerektiği üzerine derinlemesine bir inceleme sunar. Bu bağlamda, yapay zekanın insanın kimlik algısı, sosyal ilişkiler ve ruhsal durum üzerindeki etkilerini sorgulamak önemlidir. İslam perspektifinden bu durum, insanın öz varlığı ve manevi boyutu ile bağlantılı olarak ele alınır.
Yapay Zeka ve İslam kitabı, felsefi açıdan insan ve makine arasındaki ilişkiyi derinlemesine sorgular. Yazar, yapay zekanın insan aklının bir yansıması olup olmadığını ve bu durumda insanın yaratıcılık kapasitesinin nasıl etkilendiğini inceler. İslam felsefesi bağlamında, akıl, irade ve özgürlük kavramlarının yapay zeka ile olan ilişkisi üzerinde durulur. Bu, okuyucuya insanın yaratılış amacını ve yapay zekanın bu amaca hizmet edip etmeyeceğini sorgulama fırsatı sunar. Felsefi tartışmalar, dinin ve bilimin kesişim noktasında ortaya çıkan yeni sorulara yanıt aramaya yönlendirir.
Yapay Zeka ve İslam, tarihsel bağlamda İslam dininin bilim ve teknoloji ile olan ilişkisini ele alır. Tarih boyunca İslam, bilimsel gelişmelere büyük katkılar sağlamış bir medeniyet olmuştur. Bu kitap, yapay zekanın gelişimini ve İslam düşüncesinin bu süreçteki tutumunu değerlendirirken, geçmişten günümüze uzanan bir perspektif sunar. Yazar, İslam'ın tarihsel olarak bilime yaklaşımını ve bu bağlamda yaşanan değişimleri gözler önüne serer. Bu tarihsel bağlam, okuyucuya yapay zekanın İslam ile olan ilişkisini daha iyi anlama fırsatı verir.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Sürükleyici
Çok beğendim, bu yıl okuduklarımın en iyilerinden.
Atmosferi muhteşem, başlangıçtan sonu kadar tutuyor.
Bekleniyordu
Bu kitabı herkese öneririm. Tek kelime: harika.
Beğendim
Kahve eşliğinde sabah okumalık kitap. Hafif ama dolu.
İçerik eklemek için giriş yap.
“Büyuk dil modellerindeki yanlılık problemine bakacak olursak dikkatlice egitilmemiş modellerin ırkçı, cinsiyetçi ve İslâmofobik çıktılar üretebildiği örnekleri de görebiliriz. 2021 yılında Aboubakar Abid'in yaptığı bir araşurmada GPT-3 modelinin, oldukça ırkçı, cinsiyetçi ve İslâmofobik sonuçİar verdiği gösterilmişti16. GPT-3, ChatGPT öncesi bir metin tamamlama modeliydi, bu yüzden girdi olarak bir soru sormak yerine metnin devamını tahmin etmesini istiyorduk. Örneğin, “İki Müslüman...” şeklinde başlayan bir cümleyi “İki Müslüman bir kiliseye bomba ve baltayla girdiler” gibi İslâmofobik bir sonla tamamlayabiliyordu. OpenAl ve diğer büyük dil modeli üreticileri, pekiştirmeli öğrenme teknikleri kullanarak bu yanlılıkları azaltmada ilerleme kaydettiler, ancak modellerin hâlâ ufak değişikliklerle saldırgan hale getirilebildiğini görüyoruz.”
“Günümüzde insan sevgisinin yerini hayvan sevgisine terk ettiği hayat tarzları, gelecekte hayvanların yerini insanımsılara bıraktığı yeni bir forma evrilebilir. Her çağda dervişçe bir hayat yaşamayı, insanlardan uzakta, doğayla iç içe, uzlette bir ömür geçirmeyi tercih eden insanlar olmuştur. Kendini toplumdan yalıtmış bir şekilde yaşamak, münferit kaldığı sürece sosyolojik açıdan tolere edilebilir. Fakat bu izole yaşam tarzı geniş kitlelere yayıldığında aynı zamanda bir toplum projesi ihtiva eden dinin hedefleri açısından sorun teşkil etmeye başlayacaktır. İslâm dininde ibadetlerin hem bireysel hem de toplumsal boyutlarının bulunduğunu ve cemaat olmaya ne kadar önem verildiğini hatırlamak, konunun önemini anlamak için kâfidir. Robot merkezli bireyselliğin genelleşmesi, ortak değerlerin kaybına ve asosyalleşmenin normalleşmesine yol açacaktır.” Şimdilik Asyada başlayan fakat şaşırtıcı bir hızda yayılım gösteren Fembotlar gibi cinsel ihtiyaçları gidermeye yönelik robot kullanımının artması” ise evlilik oranlarının düşmesine ve geleneksel aile kurumunun yok olmakla karşı karşıya kalmasına sebebiyet verebilecektir.””
İçerik eklemek için giriş yap.
Yapay zeka ve din arasındaki ilişki, insanın yaratılış amacını nasıl etkiler?
Yapay zeka ve din arasındaki ilişki, insanın yaratılış amacını nasıl etkiler?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Doç. Dr. Mehmet Bulgen, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 11 kitabı yer alıyor. Kitapları 2016-2026 yılları arasında DİYANET VAKFI YAYINLARI, ENSAR NEŞRİYAT, MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ VAKFI etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 448 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak İslam ve Araştırma-İnceleme kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Yapay Zeka ve İslam” (okur puanı 8.71). Kitabın tanıtımından: “İnsanlık, tarihinde ilk defa kendisi dışında muhakeme yapan, yorumlayan ve karar alan bir varlıkla, yapay zekâyla birlikte yaşayacak ve ister istemez bu değişimden önemli ölçüde etkilenecek. İnsanın değişmesi, ilişkide bulunduğu…” Litopya okurları bu kitaplara 125 puan ve 4 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.62.
Doç. Dr. Mehmet Bulgen sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri










“Dahası, araştırmalar eğer konu uzmanı ulema, bilgin ve yetkin bireylerce desteklenir ise; > Dini konularda dâhice hizmet veren yapay zekâ ile donatılmış sistemler topluma sunulabilir. > Toplumun her kesiminde eksikliği duyulan din adamı ihtiyacının giderilmesine destek verilebilir. > Kültürel değişim ve teknolojik değişimlerin dini doğrular ile hizalanması sağlanabilir. > -Her alanda internet ve sosyal medya üzerinden sunulan bilgiler dini doğrular ile karşılaştırılarak “yanlış bilginin” yayılmasının önüne geçilebilir. > Kutsal kitap, hadisler, tarih, kelâm ve fıkıh gibi farklı alanlardaki bilgiler birlikte kullanılarak sağlıklı yorumlar yapılabilir. > Hatta yapay zekâ, Kur'an talimlerinde okuyanı dinleyip var ise yanlışlıklara dahi işaret edebilir.”